Yemenli Mahkum İnfaz Edildi

Ahmed Saleh Abdullah al-Ma’ouri, 13 Şubat’ta vurularak infaz edildi. Uluslararası Af Örgütü kendisiyle infaz alanına götürülmeden önce bir telefon görüşmesi yaptı.

Ahmed Saleh Abdullah al-Ma’ouri, başkent Sana’nın güneyindeki al-Baydha’da bir cezaevinde tek kişilik hücrede tutuluyordu. İlk defa 2003 yılında cinayet suçundan ölüm cezasına mahkûm edildi. Temyiz Mahkemesi ve Yüksek Mahkeme 2004’de cezayı onayladı ama ardından önce bazı aile bireyleri tarafından, ardından da Başbakan Ali Abdullah Saleh tarafından affedildi. Ancak kısa süre sonra, kurbanın akrabaları hakkında yeniden şikâyette bulundular. Bu şikâyet üzerine yeniden yargılandı ve 2006’da ikinci kez ölüm cezasına mahkûm edildi. Temyiz mahkemesi 2008’de, Yüksek Mahkeme 2010’da bu kararı onayladı. 2010’da başbakan kurbanın ailelerinin isteği üzerine kendisini yeniden affetti; ancak Uluslararası Af Örgütü’nce bilinmeyen sebeplerle affını geri aldı ve infazın gerçekleştirilmesi emrini verdi.

Uluslararası Af Örgütü, 13 Şubat’ta al-Baydha’daki cezaevi yetkilileriyle, infaz kararının durdurulmasını sağlamak amacıyla görüştü. Ancak yetkililer, yargıç erteleme emri verirse infazı durdurabileceklerini belirttiler. Uluslararası Af Örgütü’nün Ahmed Saleh Abdullah al-Ma’ouri ile yaptığı telefon görüşmesinde, al-Ma’ouri telefonu kamu savcılığı temsilcisine vermeye çalıştı. Ancak temsilci Uluslararası Af Örgütü ile görüşmeyi reddetti.

EK BİLGİ

Uluslararası Af Örgütü,  Yemen’de ölüm cezası uygulamaları nedeniyle, özellikle de bu ölüm cezaları adil yargılama standartlarına uymayan yargılamalar neticesinde verildiği için, uzun süredir endişe duymaktadır. 2012’de, onlarca kişi infaz edilmiştir. 2011’de, en az 41 kişi, 2010’da ise en az 62 kişi infaz edilerek öldürülmüştür. Yüzlerce kişinin ölüm cezası aldığı tahmin edilmektedir.

Uluslararası Af Örgütü, hükümetlerin tanımlanabilir suç teşkil eden durumlarda adaleti yerine getirme hakkı ve sorumluluğu olduğunun farkındadır; fakat koşulsuz bir şekilde her türlü davada, ölüm cezasını, zalimce, insanlık dışı ve küçük düşürücü bir ceza ve yaşam hakkının bir ihlali olarak görmekte ve uygulanmasına karşı çıkmaktadır.

UA 35/13 

11 2