Ad-Soyad :
Telefon :
E-Posta :
Acil Eylem çağrılarımızdan haberdar
olmak için lütfen formu doldurun




Cizre'de yaralılar mahsur ve acil tıbbi bakım ihtiyacı içinde

Şırnak'ın Cizre ilçesinde yaralı yaklaşık 24 kişi bir binanın bodrumunda mahsur bulunuyor. Bazıları ciddi şekilde yaralı ve acil tıbbi bakıma ihtiyaçları var. Yaralılardan dördünün acil tıbbi bakım beklerken yaralarından dolayı öldüğü rapor edildi. Cizre, polis ve ordunun silahlı grup Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi'ne (YDG-H) yönelik operasyonlar başlatmasını takiben 14 Aralık'tan bu yana 24 saatlik sokağa çıkma yasağı altında bulunuyor. 

 

23 Ocak'ta çatışmalar sırasında bazıları ciddi bir şekilde yaralanmış olan yaklaşık 28 kişi yakındaki bir binanın bodrumuna sığındı ve o günden bu yana bodrumda mahsurlar. Bu güne kadar dört kişi hayatını kaybetti. Bodrumda bulunan ve Uluslararası Af Örgütü'ne telefonla bilgi veren yaralı bir kişi kanamalı yaraları olan ciddi şekilde yaralanmış en az 10 kişinin bodrumda bulunduğunu söyledi. Devam etmekte olan silah ve ağır top ateşi nedeniyle bodrumu terk edemiyorlar. Mahsur kaldıkları binaya yönelik top ateşinin devam ettiğini belirtiyorlar. Yaralıyı temsil eden avukatın verdiği bilgiye göre yetkililer "güvenlik" gerekçeleri ile ambulanslara geçiş izni vermeyi reddetti. Yaralıların bulunduğu bina Cizre şehir merkezine ve tıbbi tesislere sadece birkaç yüz metre uzaklıkta bulunuyor.

 

Halen bodruma sığınmış olan 13 kişi adına 25 Ocak'ta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bir başvuru yapılmış, Türkiye yetkililerinin acil tıbbi bakım sağlaması için mümkün olan her türlü adımın atılmasını gerektiren tedbir kararı alınması talep edilmiştir. Karar hala beklenmektedir.

 

18 Ocak'tan bu yana Cizre'deki benzer vakalarda AİHM'nin "başvurucunun yaşam hakkının ve vücut bütünlüğünün korunması amacıyla Türkiye hükümetine yetkisi dahilinde her türlü tedbiri alması" çağrısında bulunduğu beş tedbir kararı verilmiştir. Başvurucuların avukatına göre tedbir kararına rağmen acil tıbbi bakıma erişemeyen Serhat Altun, Hüseyin Paksoy ve Cihan Karaman yaralarından dolayı hayatını kaybetmiştir. Helin Öncü hastanede tıbbi tedavi almaktadır. Beşinci başvurucu Orhan Tunç'un akıbeti ve nerede olduğuna dair bir bilgi ise yoktur.

 

Lütfen dilekçemizi imzalayın ya da derhal Türkçe veya kendi dilinizde yetkililere yazın:

 

-  Türkiye yetkililerini, yaralıların bulunduğu binaya derhal ambulans erişimi sağlamaya ve tüm yaralılara gerekli tüm acil ve diğer tıbbi tedaviyi sağlamaya,

-  Sokağa çıkma yasağı altındaki bölgelerde ihtiyaç duyan herkese her an acil tıbbi tedavi erişimi sağlamaya,

-  Ölüm veya ciddi yaralanma yakın tehditi halleri dışında ateşli silah kullanılmamasını, Cizre'de top ateşinin kesilmesini ve sokağa çıkma yasağı altındaki bölgelerde gerçekleşen ölümlerin ve yaralanmaların derhal, bağımsız ve tarafsız bir şekilde soruşturulmasını sağlamaya çağırın.

 

Lütfen taleplerinizi 4 Mart 2016'dan önce aşağıdaki adreslere gönderin.

 

İçişleri Bakanı

Efkan Ala​

İçişleri Bakanlığı

Bakanlıklar Ankara

Faks: +90 312 418 1795

 

Başbakan

Ahmet Davutoğlu

Vekaletler Caddesi Başbakanlık Merkez Bina

06573 Kızılay / Ankara

Faks: +90 312 403 62 82

E-posta: ozelkalem@basbakanlik.gov.tr

 

Kopyalarını aşağıdaki adrese gönderin:

 

İnsan Hakları Kurumu Başkanı

Dr Hikmet Tülen

Yüksel Caddesi No. 23, Kat 3, Yenişehir

06650 Ankara

Faks: +90 312 422 29 96

E-posta: tihk@tihk.gov.tr

 

EK BİLGİ

 

Güvenlik güçlerinin PKK silahlı gençlik kanadı Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi'ne (YDG-H) yönelik askeri operasyonlar başlatmasını takiben, Şırnak'ın Cizre ilçesinde 14 Aralık'tan beri sokağa çıkma yasağı uygulanmaktadır. Yerel avukatlar ve aktivistler Uluslararası Af Örgütü'ne, Cizre'de sokağa çıkma yasağı başladığından beri aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu 40'tan fazla kişinin öldürüldüğünü, bazılarının ise güvenlik güçleri tarafından açıldığı iddia edilen keskin nişancı ateşiyle hayatını kaybettiğini söyledi. Diyarbakır'ın Sur ilçesinde altı mahallede 11 Aralık'tan beri sokağa çıkma yasağı vardır. Avukatlar en az 13 sakinin öldürüldüğünü belirtmektedir. Nüfusun yaklaşık yarısının ilçeyi terk ettiği, an itibariyle sokağa çıkma yasağının olmadığı komşu bölgelere gittiği ifade edilmektedir. Sokağa çıkma yasağı bulunan bölgelerin hemen dışında her gün gerçekleşen protestolar ve nöbetler polis tarafından biber gazı ve tazyikli su kullanılarak rutin bir şekilde dağıtılmakta ve protestocular gözaltına alınmaktadır.

 

Sokağa çıkma yasağı altındaki tüm bölgelerde bazı sakinler elektrik kesintisi ve su sıkıntılarıyla karşılaşmakta ve temel gıda malzemelerine erişmek için evlerinden çıkamamaktadırlar. Tıbbi bakıma ihtiyaç duyan sakinler de bu tip bakımlara erişebilmek için mahallelerini güvenle terk edememektedirler. Ambulanslar bazı vakalarda güvenlik durumu nedeniyle sokağa çıkma yasağı altında bulunan bölgelere girememekte veya güvenlik güçleri tarafından erişimleri engellenmektedir.

 

PKK ile hükümet arasındaki barış sürecinin Temmuz ayında sona ermesinden bu yana PKK'nın silahlı gençlik kanadı olan Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) ile güvenlik güçleri arasında güneydoğunun kentsel alanlarında silahlı çatışmalar başladı.

 

İçişleri Bakanı'na göre son şiddet olaylarında üç binden fazla "terörist" öldürüldü. Aralık ayı ortasında bölgeye polis ve askeri personelin toplu sevk edilmesinin ardından çatışmalar yoğunlaştı.

 

Güvenlik güçlerinin YDG-H'a yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdığı kasaba ve şehirlerde, kaymakamlar ve valiler bölge sakinlerini evlerine hapseden genişletilmiş, kesintisiz sokağa çıkma yasakları uyguladı. Yetkililer, sokağa çıkma yasaklarının ''bölücü terör örgütü [PKK] mensuplarının yakalanması ve vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunabilmesi" için gerekli olduğunu belirtiyor.

 

Uluslararası Af Örgütü, 20 Haziran'da yaralı kişileri tahta el arabaları ile Cudi mahallesinden hastaneye götürmeye çalışan beyaz bayraklı 20'den fazla kişilik bir grubun üzerine ateş açıldığını gösteren video görüntüleri edinmiştir. Aralarında silahlı saldırı öncesinde ve sırasında çekim yapmakta olan IMC TV gazetecisi kameraman Refik Tekin'in de bulunduğu bazı kişiler yaralanmıştır.

 

Türkiye'nin serbest dolaşım özgürlüğü hakkını koruma yükümlülüğü vardır. Bu hak bazı sınırlamalara tabi olabilirken, herhangi bir kısıtlama kanun tarafından sağlanmalı, meşru bir amaca dayandırılmalı ve gerekli ve orantılı olmalıdır. Kamu düzenini yeniden tesis etmek, dolaşım özgürlüğünü kısıtlamak için meşru bir neden olabilir. Ancak, birkaç yerde dördüncü haftasına giren süresi belirsiz, kesintisiz sokağa çıkma yasağı orantısız bir kısıtlamadır ve diğer insan hakları ihlalleriyle sonuçlanmıştır. Diğer güvenlik önlemlerinin de hukuki olabilmesi için gereklilik ve orantılılık kıstaslarıyla uyumlu olması gereklidir. Sokağa çıkma yasağı altındaki tüm bölgelerde su kesintileri rapor edilmektedir. Sakinleri elektriksiz ve susuz kalmalarına izin vermek orantısız önlemlerdir. Herhangi bir durumda bölge sakinlerinin başka bölgelerde güvenlik arayışının engellenmesi gerekli bir güvenlik önlemi olarak gerekçelendirilemez.

 

Yaşam hakkını koruyan uluslararası standartlar, kolluk kuvvetleri tarafından uygulanacak öldürücü gücü ve özellikle ateşli silah kullanımını, meşru müdafaa ya da yakın ölüm veya ciddi yaralanma tehlikesine karşı başkalarını savunma ile kısıtlamıştır. Ateşli silahların kasıtlı şekilde öldürücü kullanımı yaşamı korumanın kesinlikle kaçınılmaz olduğu durumlar dışında yapılamaz (İlke 9, BM Güç ve Ateşli Silah Kullanımına Dair Temel İlkeler). Meskun kentsel bölgelerde polis operasyonlarında ağır silah kullanımı hiçbir koşul altında meşrulaştırılamaz. 

 

UA 23/16