Suriyeli Mülteci Hukuksuz Bir Şekilde Gözaltında Tutuluyor

21 yaşındaki Suriyeli mülteci Noori (gerçek adı değil) yedi aydan uzun süredir Yunanistan'da kötü koşullar altında gözaltında tutuluyor. Hakkında, AB-Türkiye Anlaşması çerçevesinde Yunanistan'dan Türkiye'ye zorla geri gönderilip gönderilmeyeceğine dair mahkeme kararı bekleniyor.

Yunanistan yetkililerini Noori'yi derhal hukuksuz ve uzatılmış gözaltından serbest bırakmaya ve ihtiyacı olan tıbbi bakıma ve psikolojik desteğe erişimini sağlamaya ve Noori'nin Türkiye'ye geri gönderilmemesini ve sığınma başvurusunun Yunanistan'da değerlendirilmesini sağlamaya çağırıyoruz.

Noori, Başvuru Komitesi'nin sığınma başvurusunu Türkiye'nin "güvenli üçüncü ülke" olduğuna dayanarak reddetmesinin ardından 9 Eylül 2016'dan bu yana gözaltında tutuluyor. 14 Eylül'de Yunanistan'ın yüksek idari mahkemesi sınır dışı etme kararını Başvuru Komitesi'nin kararını değerlendirmek üzere geçici olarak durdurdu. Mahkeme 29 Kasım'da bir duruşma gerçekleştirdi ancak karar hala beklemede. Karar, Türkiye'nin "güvenli üçüncü ülke" olduğu yönünde olursa Noori her an Türkiye'ye geri gönderilme tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

Noori beş aydan uzun süredir Midilli adasındaki bir polis istasyonunda gözaltında tutuluyor. Bu, Yunanistan hukukunda bir sığınmacının gözaltında tutulmasına izin verilen 90 günlük sürenin çok üstünde. Beş-altı kişiyle küçük bir hücreyi paylaşıyor ve yerde bir mat üzerinde uyuyor. Korkunç koşullar nedeniyle uyuz hastalığına yakalanmış durumda.

Avukatları Noori'nin gözaltında tutulmasının hukukiliğine karşı çıkmak için yerel mahkemelere başvurdu. Ayrıca bağımsız bir sosyal çalışmacı tarafından gerçekleştirilen ve Noori'nin Suriye'deki hava bombardımanı nedeniyle travma sonrası stres yaşadığını ve gözaltı koşulları ve belirsizlik nedeniyle akıl sağlığının kötüleştiğini ortaya koyan bir rapor da sundular. Ancak yerel mahkemeler Noori'nin gözaltı süresinin devamlılığına karar verdi.

18 Mart 2016'da imzalanan AB-Türkiye Anlaşması Yunanistan'ın sığınmacı ve mültecileri Türkiye'ye geri göndermesinin yolunu açtı. Fakat Türkiye sığınmacıların ve mültecilerin geri gönderilebileceği güvenli bir ülke değil. Suriyeli mültecilere tam olarak mülteci statüsü vermiyor. Sığınmacı ve mültecilerin büyük çoğunluğu hayatlarını sürdürebilmeleri için yeterli imkanlara sahip değil ve devlet desteği alamıyor.

Noori, Uluslararası Af Örgütü'ne Suriye'deyken hemşirelik okuduğunu ancak savaş nedeniyle öğrenimine ara vermek zorunda kaldığını açıkladı. Yakın zamanda ise "Avrupa'da güvenli bir yaşam arıyorum ve öğrenimime tekrar başlamak istiyorum" dedi.

EK BİLGİ

Noori 21 yaşında ve sekiz kız kardeş ve erkek kardeşin en büyüğü. Uluslararası Af Örgütü'ne hemşire olmak için eğitim aldığını fakat savaş yüzünden eğitimini durdurmak zorunda kaldığını söyledi. Suriye'den 9 Haziran 2016'da ayrıldı ve ancak dört girişimin ardından Türkiye'ye girebildi. Noori, ilk iki girişiminde Türkiye polisi tarafından tutuklandığını ve Suriye'ye geri gönderilmeden önce asker tarafından dövüldüğünü iddia ediyor. Üçüncü girişiminde kendisinin de dahil olduğu gruba silahlı bir grup tarafından saldırıldığını ve aralarından 11 kişinin öldürüldüğünü ifade ediyor. Noori dördüncü girişiminde Türkiye'ye girmeyi başarabildi ve Türkiye'de bir buçuk ay kaldı.

Noori Uluslararası Af Örgütü'ne Türkiye'de akrabalarının kalmadığını ve akrabalarının yaşadığı bir yere ulaşmak için Almanya'ya gitmek istediğini açıkladı. Ayrıca Türkiye'deyken insan kaçakçılarının ve hırsızların iki kere saldırısına uğradığını belirtti. 28 Temmuz 2016'da Yunanistan'a geldi ve 4 Ağustos'ta sığınma başvurusunda bulundu. Yunanistan Sığınma Merkezi'nin ilk kararına karşı yüksek mahkeme başvurusunun sonucu hakkında 9 Eylül'de bilgilendirildi ve o zamandan beri gözaltında tutuluyor. Avukatları gözaltında tutulmasına karşı birkaç kez yerel mahkemelere başvurdu ancak Noori'nin kaçma ihtimali olduğu görüşüne dayanılarak bu başvurular reddedildi. Şubat 2017'de üç üyei olan Midilli 1. İdari Mahkemesi de sınır dışı etme ve gözaltı kararına karşı bir başvuruyu reddetti. Mahkeme "kamu yararı" için Noori'nin gözaltında tutulmaya devam etmesini gerektiğini iddia etti.

Eylül 2016'da Başvuru Komitesi Türkiye'nin "güvenli üçüncü ülke" olduğu kararını, Türkiye'de Suriyeli mültecilere sağlanan korumanın Cenevre (Mülteci) Sözleşmesi'nin standartlarını karşıladığını ve geri göndermeme ilkesini (bu ilke, bir kişinin herhangi bir şekilde ciddi insan hakkı ihlalleri tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı bir yere gönderilmesini yasaklar) iddia ederek destekledi. Mahkeme böylece Noori'nin sığınma başvurusunu incelemeyi reddetti ve Türkiye'ye geri gönderilmesine izin verdi.

Uluslararası Af Örgütü'nün Türkiye'deki araştırmaları sığınmacıların statülerinin belirlenmesi için adil ve etkili prosedürlere erişimlerinin olmadığını göstermiştir. Sığınmacılar ve mültecilerin kalıcı çözüm olarak anılan menşe ülkeye geri dönüş, entegrasyon ve üçüncü ülkeye yeniden yerleştirme mekanizmalarına zamanlı bir biçimde erişimleri bulunmuyor. Türkiye, Avrupalı olmayan sığınmacılara mülteci statüsü vermeyi reddettiği ve uluslararası toplum da dünyadaki yerinden edilen nüfusa ilişkin olarak adil bir sorumluluk paylaşımında bulunmadığı için, Türkiye’de yaşayan sığınmacı ve mülteciler kendilerine uygulanabilecek mevcut kalıcı çözümler olan entegrasyon ve üçüncü ülkeye yeniden yerleştirme mekanizmalarının her ikisine de erişemiyor. Ayrıca Türkiye'deki sığınmacılar ve mülteciler yeterli yaşam standartlarını sağlamak için yeterli olan geçim kaynaklarına erişmek için de mücadele ediyor.

Uluslararası hukuk uyarınca göç kontrolüne ilişkin her türlü gözaltıya sadece sınırlı sebepler çerçevesinde izin verilebilir. Bunlar arasında ülkeye yetkisiz girişin engellenmesi veya ülkeden çıkarma sürecini yerine getirmek yer alır. Gözaltı bu gereklilikleri karşılasa dahi, uluslararası standartlar göç kontrol amaçları için gözaltıya başvurmayı, gözaltının gereklilik ve orantılılık ilkeleriyle uygun olmasını gerektirerek sınırlar. Bu, örneğin, her gözaltı vakasının daha az kısıtlayıcı önlemler göz önünde bulundurulduktan sonra ve devletlerin meşru hedeflerine saygı açısından yetersiz bulunduğu zaman ancak haklı bulunabileceği anlamına gelir.

UA: 223/16 Hakkında Ek Bilgi, Endeks: EUR 25/5686/2017 Çıkış Tarihi: 13 Şubat 2017

SONA ERDİ
498 İMZA
Eylemi Paylaş:
11 2