25 Tutuklu Özbekistan'a Geri Gönderilme Tehlikesi Altında

9 Haziran 2010 tarihinde tutuklanan 30 etnik Özbek mülteci ve sığınmacının 25’i birkaç gün içerisinde Özbekistan’a geri gönderilme tehlikesi altında. Eğer geri gönderilirlerse, işkenceye maruz kalabilirler.

Etnik Özbek sığınmacı ve mülteciler, Eylül 2010 tarihinde Başsavcının vermiş olduğu Özbekistan’a iadeleri kararına itiraz etmişlerdi. 15 Mart günü, Almatı güneyindeki bölge mahkemesi tarafından verilen kararla bu itirazları reddedildi. Bağımsız gözlemcilerin raporuna göre, celseler çok kısaydı ve her sanığa kendisini savunması için üçer dakikadan az süre verildi. Celselerden birinde hakim sanıklara, bu mahkemenin tek görevinin, Başsavcının Özbekistan’a iade kararının doğru olup olmadığına karar vermek, ve onların Özbekistan’da işkence görme tehlikesi iddialarını incelemeyeceğini söylemiştir. 

Mahkemede bulunan gazetecilerin raporlarına göre, görülen celselerden birinde Başsavcılık Bürosu temsilcisi mahkemeye kolluk kuvvetlerinin Özbekistan’da işkence suçlamalarından haberdar olmadığını söylemiştir. Sanık avukatına kanıtları sunması için yeterli süre verilmediğinden dolayı, Özbekistan’daki işkencenin yaygın yapıldığına dair yapılan özel raportörlerin, uluslararası STK’ların ve çeşitli BM komitelerinin raporlarını sunamadı. Ama bazı alakalı referanslar vererek bu materyallerin dava dosyasına konmasını istedi. Sanık avukatlarına göre, hakimler uluslararası hukukun üstün olduğu iddialarını reddettiler ve Kazakistan’ın Özbekistan’a bu 25 insanı iade etmesini gerektiren bölgesel antlaşmaların önce geldiği konusunda ısrar etmişlerdir. 

Kazakistan, 1951 Mülteci Sözleşmesi ve İşkenceye Karşı Sözleşme’ye taraftır. Bu anlaşmaların verdiği yükümlülüklere göre, taraf devletlerin hiç kimseyi, işkence görme tehlikesi altında olabileceği ya da diğer insan hakları ihlallerine maruz kalabileceği devlete ya da bölgeye göndermemekle yükümlüdür. Bu uluslararası hukuk altındaki sorumluluğunu göz ardı ederek, Kazakistan Özbekistan’la birlikte bölgesel güvenlik ve terörizmle mücadele adına işbirliği yapıyor. 

LÜTFEN DERHAL İNGİLİZCE, RUSÇA YA DA KENDİ DİLİNİZDE MEKTUP YAZIN:

• Yetkilileri, iade edildikleri takdirde işkence ve diğer insan hakları ihlallerine maruz kalabilme ihtimaline rağmen 25 kişiyi Özbekistan’a iade etmemeleri için;

• Yetkilileri, 25 kişinin Özbekistan’a zorla geri gönderilmeleri halinde 1951 Mülteci Sözleşmesi’nin ‘taraf devletlerin hiç kimseyi, işkence görme tehlikesi altında olabileceği ya da diğer insan hakları ihlallerine maruz kalabileceği devlete ya da bölgeye zorla geri göndermeme yükümlülüğünü ihlal edeceğini hatırlatmak için;

• İşkenceye karşı Sözleşmesi’nin 3. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca Kazakistan’ın, bir şahsı, işkenceye tabi tutulacağı tehlikesinde olduğuna dair esaslı sebeplerin bulunduğu kanaatini uyandıran başka devlete geri göndermeme, sınırdışı etmeme veya iade etmeme yükümlülüğünü hatırlatmak için;

• Yetkili mercileri, İşkenceye karşı Sözleşmesi’nin 3. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca söz konusu devlette mümkün olduğu kadar sistemli biçimde yaygın, açık seçik ve kütlevi insan hakları ihlalleri bulunup bulunmadığı dahil tüm ilgili hususları göz önünde tutmaları konusunda uyarmak için çağrıda bulunun.

 

Ek Bilgi

1 Ocak 2010 tarihinde Kazakistan’da mültecilerle ilgili yeni bir yasa yürürlüğe girdi. Bu yasa, Kazakistan’daki bazı kategorideki sığınmacıların mülteci statüsü kazanmalarını engelliyor. Bu, menşe ülkesine göre yasal olmayan, kayıtdışı ya da yasaklanmış siyasi ya da dini partilere ya da hareketlere üyelikten yargılanmış insanları da kapsıyor. Pratikte bu yasa, özellikle Özbekistan’daki devlet kontrolünde olmayan camilerde ibadet eden Müslümanları ya da Özbekistan hükümeti tarafından yasaklanan İslami hareket ve partilerine üyelerini ve dini inançlarından ötürü zülüm göreceği korkusu taşıyan ve ülkelerini terk eden insanları etkiliyor. Çalışma Bakanlığı’nın altında yeni kurulan Devlet Göç Komitesi, BM mülteci ajansı (BMMYK) tarafından Komite kurulmadan önceki mülteci statüleri verilen kişilerin dosyalarına tekrar gözden geçirmeye başladılar. Çinli ve Özbekistanlı üçüncü bir ülkeye yerleştirilmeyi bekleyen insanların mülteci statüleri feshedildi. 

Polis ya da Ulusal Güvenlik Servisi (NSS) tarafından bu insanların ve Özbekistanlı ve Çinli birçok sığınmacının sayılarının artması, belge kontrolleri ve keyfi tutuklamalarla durduruldu. Bu keyfi tutuklamalar, ya kısa dönem için ceza öncesi gözaltı merkezlerinde ya da menşe ülkelerine zorla gönderilmelerini beklemeleri için NSS gözaltı merkezlerinde belli olmayan süre boyunca bekletilerek uygulanıyor.  Birçoğu BMMYK’yla, avukatlarıyla ve aileleriyle görüştürülmüyorlar ya da görüşme imkanları kısıtlanıyor. Birçoğu gözaltı sırasında işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldığı için şikayette bulundular. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 10 Haziran 2010 tarihli ‘Garayev Azerbaycan’a karşı’ davasında Shaig Garayev’in Azerbaycan’dan Özbekistan’a geri gönderilmesinin Avrupa İnsan Hakları Antlaşması’nın işkenceyi önleme maddesini ihlal edeceğini belirtmiştir. Mahkeme, “Özbekistan’da tutuklu oldukları süre boyunca suçluların işkenceye ya da insani olmayan ve küçük düşürücü muameleye maruz kalma risklerinin çok fazla olduğunu” belirtmiştir.

Eylül 2010 tarihinde Kazakistan’dan Özbekistan’a zorla gönderilen bir Özbek sığınmacı, Ocak 2011 tarihinde yasadışıbir İslam örgütüne üye olması sebebiyle 10 yıl hapis cezası verilene kadar hücre hapsine çarptırılmıştı. 

Zorla geri gönderilme tehlikesi ile karşı karşıya olan 25 insanın isimleri şunlardır: Isobek Pardaev, Sirozhiddin Talipov, Olimzhon Kholturaev, Akmolzhon Shodiev, Kobilzhon Kurbanov, Bakhtior Nurillaev, Bahriddin Nurillaev, Alisher Khoshimov, Shukhrat Kholbaev, Suhrob Bazarov, Dilbek Karimov, Maruf Yuldoshev, Tursunboi Sulaimanov, Mukhiddin Gulamov, Toirzhon Abdusamatov, Abror Kasimov, Saidakbar Zhalolkhanov, Ulugbek Ostonov, Oibek Pulatov, Akhmad Boltaev, Uktam Rahmatov, Sarvar Khuramov, Otabek Sharipov, Ravshan Turaev ve Faiziddin Umarov.

UA 129/10

 

Eylemi Paylaş:
11 2