Çeteler Roma Toplumunu Tehdit Ediyor

Gyöngyöspata köyünde 6 Mart günü aşırı sağcı Jobbik Partisi’nin yaptığı Roman karşıtı yürüşünün ardından, üç yasadışı çete, Roman topluluğu mensuplarını tehdit ve taciz ederek bölgeyi ‘koruyorlar’. Yerel Roman halkı iddiaya göre ırksal nedenlerden dolayı kötü muameleye maruz kalıyor ve güvenlik kaygısı çekiyorlar. Zorla düzen sağlamaya çalışan bu yasadışı çeteler, bir sonraki hedeflerinin Hajdúhadháza şehrindeki Romanlar olduğunu açıkladılar. Polis bu konuda şu ana kadar herhangi bir önlem almadı. 

6 Mart günü, Jobbik, yaşlı bir adamın Roman topluluğu sakinlerinin tacizi sonucu intihar ettiği iddia edilen Budapeşte’nin kuzey doğusundaki köyde ‘Macar halkını korumak için’ çağırdığı 2 ila 3 bin kişinin katıldığı bir yürüyüş düzenledi. Jobbik Partisi’nin lideri olan Gabor Vona ‘Çingene terörü’ ifadesini kullandı.

Yürüyüşün ardından, Yeni Macar Muhafızları, Daha İyi Bir Gelecek için Sivil Muhafız Derneği ve Macar Halkını Korumak için Serseriler adlı gruplardan 200’e yakın çete mensubunun köyde kaldıkları ve Romanlara sözlü tacizde bulunarak rahatsız ettikleri iddia edildiği belirtildi. Bu tacizler sonucu, birçok Roman aile çocuklarını okullara gönderememektedir. Bu çeteler, iddiaya göre Romanların evlerinin önünde geceleri bağırıyorlar, sözlü ölüm tehditlerinde bulunuyorlar ve silah ve köpeklerle tehdit ediyorlar. Bu çeteler, caddelerde askeri üniformalarla geziyor ve bazı durumlarda yanlarında kamçı ve balta taşıyorlar.

Yerel STK temsilcileri, Uluslararası Af Örgütü Macaristan çalışanları ve diğer aktivistler bu tarz taciz olaylarından bazılarına tanık oldular ve polisin bu olayları engellemek için hiçbir önlem almadığını da belirttiler. Ancak, köydeki Roman halkının ırkçı söylemler nedeniyle, iddiaya göre, katılmadığı köy toplantısından sonra 16 Mart günü dört kişi tutuklandı. Polis kontrol noktaları kuruldu ama bazı raporlara göre Roman topluluğu sakinlerine ‘uslu’ durmaları ve onlara bir şey olmayacakları söylendiği belirtildi.

 

LÜTFEN DERHAL MACARCA YA DA KENDİ DİLİNİZDE MEKTUP YAZIN:

- Gyöngyöspata, Hajdúhadháza ve Macaristan’daki diğer bölgelerde yaşayan Roman sakinlerini taciz ve şiddetli saldırılardan korumak için derhal, proaktif önlemler almaları;

 

- Ayrımcı şiddeti ve Macar halkının herhangi bir kesimine karşı uygulanan ayrımcı şiddet tahrikini resmen kınamaları;

- Irksal şiddet ve taciz olaylarının derinlemesine ve etkili bir şekilde soruşturulması;

- Ve bu suçları işleyen faillerin, gerçekleştirdikleri istismarın boyutuna uygun cezaya çarptırılmalarını öngören yasalarca dava kovuşturulması için yetkililere çağrıda bulunun.

 

EK BİLGİ

Macaristan yetkililerinin, hiçbir ayrım yapmaksızın kendi vatandaşlarının fiziksel bütünlüğünü ve güvenliği sağlamak ve sivil aktörlerce yapılan tacizi de içeren ırkçılığa dayalı saldırıları telafi etmek, cezalandırmak, gereken soruşturmaları yapmak ve engellemek için gerekenlerinin yapılmasına dair uluslararası insan hakları hukukuna göre sorumlulukları vardır.

Irk Ayrımcılığının Tasfiyesine İlişkin Uluslararası Antlaşmasına göre, yetkililer ayrımcı şiddetin her türlü teşvikinin, ya da eylemlerinin, yok edilmesini amaçlayan mutlak ve pozitif önlemler almalıdırlar. Antlaşma’nın 27 Sayılı Genel Tavsiye Kararına göre, Irk Ayrımcılığının Tasfiyesine İlişkin Komite (CERD), taraf devletlerin, Romanlara karşı yapılan ırkçı şiddet eylemlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik önlemlerin alınarak Roman vatandaşların, hiçbir ayrım yapılmaksızın, fiziksel bütünlükleri ve güvenliklerini güvence altına almalarını tavsiye ediyor. Yetkililer, bu eylemleri cezalandırmak ve araştırmak için polisi, savcıları ve yargıyı hızlı bir şekilde harekete geçmelerini sağlamak ve faillerin, devlet memurluğu ya da diğer sosyal statülerine bakılmaksızın, dokunulmazlıktan yararlanamayacaklarını sağlamakla mükelleftir. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2005 yılında karara bağlanan Nachova ve Diğerler Bulgaristan’a Karşı davasında, ırkçılığı temel alan şiddeti, yetkililerce özel ihtiyatlı ve etkin karşılık verilmesi gereken ve özellikle insanlığa aleni bir hakaret olarak tanımlamışlardır. Mahkeme, yetkililerin ırkçılığı temel alan şiddetle mücadelede her türlü tedbirin kullanması gerektiğinin önemini vurgulamıştır. Mahkeme, “şiddet eylemlerini tetikleyen ırkçı davranışların olduğu şüphesi varsa, ırkçılığı ve etnik kökene bağlı nefretin toplum tarafından kınanmasını ve yetkililerin azınlıklara ırkçı şiddet eylemlerinden onları koruyabildikleri güvencelerini verebilme ihtiyacını göz önüne alıp, etkin ve bağımsız bir resmi soruşturmanın başlatılması önemlidir”, diye belirtmiştir. Olası ırkçı eylemler hakkında soruşturma açılması görevi, eğer eylemler devlet ya da sivil aktörlerce yapılmışsa geçerlidir. Šečić Hırvatistan’a Karşı davasında ‘dazlak’ bir grubun üyesi olduğu düşünülen şüpheli kişilerin Roman kökenli bir insana karşı düzenledikleri ırkçı saldırı hakkında yürütülen polis soruşturmasını dikkate alan Mahkeme “ırkçılığı temel alan şiddeti ve zulmü, ırkçılıkla ilgisi olmayan diğer davalarla aynı statüde değerlendirilirse, özelikle temel hakları ihlal eden eylemler göz ardı edilmiş olur” demiştir.

Uluslararası Af Örgütü ‘Macaristan’daki Roman vatandaşlarına yönelik şiddet eylemleri: Irkçı güdüyü araştırma zamanı’ (AI Index: EUR 27/001/2010) raporunda, ailelerle ve mağdurlarla görüşmelerle, Roman azınlıklarına karşı yapılan ırkçı temellere dayandırılmış şiddetin tehlikesi vurgulanmıştır. Altı erkek, kadın ve çocuklarında öldürüldüğü seri saldırılar da dahil, 2008 ve 2009 yılları arasında olan Romanlara karşı yapılan şiddetli saldırıların sayısı raporda belirtilmiştir. Sözde ‘seri saldırıların’ şüphelilerinin duruşması 25 Mart 2011 günüde Budapeşte’de başlayacaktır. Bu saldırılar, Macar yetkililerince ırkçılığa dayalı şiddetin tehlikesinin kabul edilmesinin ve bunu önleyecek eylemlerde bulunmasının gerekliliğini gözler önüne seriyor. 

 

UA 80/11

Eylemi Paylaş:
11 2