Etnik Özbekler Ülkelerine İade Edilirse İşkence Görme Riski ile Karşı Karşıya

Kazakistan, 9 Haziran günü 28 etnik Özbek’i işkence görme riskine rağmen Özbekistan’a iade etti. Şimdi, 4 Özbek daha zorla geri gönderilme riski altında. 32 insanın eşleri ve çocukları da ülkelerine geri gönderilme riski altında.

Bu insanlar, dini görüşleri ya da yasaklı veya kayıt dışı İslam örgütleriyle yakınlığı olduğu sebebiyle zulme uğrama korkusuyla Özbekistan’dan kaçtılar. Özbekistan hükümetinin isteği üzerine Kazak otoriteler bu insanları Haziran 2010 tarihinde gözaltına aldılar. 28 etnik Özbek’in zorla geri gönderilmesi Kazakistan’ın uluslararası hukuku altında kabul ettiği yükümlülüklerinin ihlaline sebep olmuştur.

Bir tanesi halen gözaltındadır ve zorla geri gönderilen 28 kişi, Eylül 2010 tarihinde Başsavcının zorla geri gönderilme kararına karşı temyiz mahkemesine başvurmuşlardı. 15 Mart 2011 tarihinde Almaty’nin güney şehrindeki bölge mahkemesi tarafından temyiz başvuruları reddedildi. Ama Aralık 2010 tarihinde İşkenceye Karşı Komite geri gönderme kararını durdurulması için onlar adına yapılan şikayetin incelenmesini geciktirerek geçici tedbir koydurttu. Mayıs 2011 tarihinde Komite geçici tedbirleri tekrar onaylayarak Kazakistan’ın bu insanları geri göndermesini yasakladı ve Komite’nin kararını askıya aldı.

Gözaltındaki erkeklerin bazı kadın yakınları, geri gönderilmesi halinde Özbekistan’da olabilecek tehlikeler hakkında konuşmalar yaparak, onların güvenlikleri için yapılan kampanyalarda aktif olarak yer aldılar. Özbekistan otoritelerine karşı yapılan bu açıksözlü eleştiriler, eğer Özbekistan’a gönderilirlerse onları zulme uğrama, gözaltına alınma ve işkence ve diğer kötü muamelere maruz kalma riski ile karşı karşıya bıraktı. 

 

LÜTFEN DERHAL İNGİLİZCE, KAZAKÇA, RUSÇA YA DA KENDİ DİLİNİZDE MEKTUP YAZIN:

- Kazak otoritelerini uluslararası hukukun altındaki yükümlülüklerini yerine getirmeleri için ve halen tutuklu bulunan etnik Özbekleri ve zorla geri gönderilen 28 insanın ailelerinin hiçbir üyesinin zorla Özbekistan’a geri gönderilmemesinin güvenceye alınması için çağrıda bulunun;

 

- Yetkilileri, bu insanların Özbekistan’a zorla geri gönderilmeleri halinde 1951 Mülteci Sözleşmesi’nin ‘taraf devletlerin hiç kimseyi, işkence görme tehlikesi altında olabileceği ya da diğer insan hakları ihlallerine maruz kalabileceği devlete ya da bölgeye zorla geri göndermeme yükümlülüğünü ihlal edeceğini hatırlatmak için;

 

- Bu insanların tam ve engellenmeden uluslararası koruma altına alınma haklarının olduğunu ve adil ve etkin mülteci statüsü belirleme prosedürlerine göre her vakanın bireysel olarak karar verilmesi gerektiğini hatırlatmak için;

 

- Yetkili mercileri, geri gönderme kararını uygularken, İşkenceye karşı Sözleşmesi’nin 3. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca söz konusu devlette mümkün olduğu kadar sistemli biçimde yaygın, açık seçik ve kütlevi insan hakları ihlalleri bulunup bulunmadığı dahil tüm ilgili hususları göz önünde tutmaları ve bu konuda CAT Raporundaki ara önlemlerin alınması konusunda uyarmak için çağrıda bulunun.

 

EK BİLGİ

 

1 Ocak 2010 tarihinde Kazakistan’da mültecilerle ilgili yeni bir yasa yürürlüğe girdi. Bu yasa, Kazakistan’daki bazı kategorideki sığınmacıların mülteci statüsü kazanmalarını engelliyor. Bu, menşe ülkesine göre yasal olmayan, kayıtdışı ya da yasaklanmış siyasi ya da dini partilere ya da hareketlere üyelikten yargılanmış insanları da kapsıyor. Pratikte bu yasa, özellikle Özbekistan’daki devlet kontrolünde olmayan camilerde ibadet eden Müslümanları ya da Özbekistan hükümeti tarafından yasaklanan İslami hareket ve partilerine üyelerini ve dini inançlarından ötürü zülüm göreceği korkusu taşıyan ve ülkelerini terk eden insanları etkiliyor. Çalışma Bakanlığı’nın altında yeni kurulan Devlet Göç Komitesi, BM mülteci ajansı (BMMYK) tarafından Komite kurulmadan önceki mülteci statüleri verilen kişilerin dosyalarına tekrar gözden geçirmeye başladılar. Çinli ve Özbekistanlı üçüncü bir ülkeye yerleştirilmeyi bekleyen insanların mülteci statüleri feshedildi.

 

Özbek yetkililerin işkencenin uygulanmasının azaldığına dair iddialara rağmen, gözaltındakilere ve mahpuslara uygulanan işkence ve diğer kötü muameleler raporuna dair tüm şiddetiyle devam ediyor. Birçok vakada, bu iddialara yönelik yetkililer çabuk, etkin ve tarafsız soruşturma yürütmekte başarılı olamıyor.

 

On yıldan fazla bir süredir, Özbekistan’daki yetkililer Müslümanlara devlet kontrolünün dışında din vazifelerini yerine getirdikleri için ya da kayıtlı olmayan dini örgütlere üye oldukları için zulüm uyguluyorlar. Binden fazla insan Özbekistan’daki İslami partilere ya da yasaklı İslami hareketlere katıldıkları için suçlanıyor. Aynı zamanda, hükümeti eleştirenler ve siyasi muhalefet yapanlar da, zalim, insanlık dışı ve küçük düşürücü muamelelere sebebiyet vererek uzun süre cezaevlerinde bırakılıyorlar. 

 

Uluslararası Af Örgütü’nün de içinde bulunduğu birçok insan hakları örgütleri, Özbekistan’daki devlet dışı ve dinle ilgili suçlarla gözaltındaki insanlara yaygın bir şekilde uygulanan işkence ve diğer kötü muamele, keyfi gözaltına alma ve ölüm vakaları hakkında defalarca raporlar yayınlamıştır. Uygulanan işkence ve diğer kötü muamele yöntemleri, elektrik şoku, copla dövme, tecavüz ve diğer cinsel istismar, havasızlıktan boğma, ve akrabalarına zarar verme tehditleri de dahil psikolojik istismarları içermektedir. 

 

Özbekistan’da yaşanan mahkeme öncesi gözaltındakilere ve mahpuslara uygulanan işkence ve kötü muameleler BM İşkence Özel Raportörü Theo van Boven tarafından da raporlanmıştır. Theo van Boven 2003 yılında Özbekistan’daki işkence uygulanmalarının ‘sistematik’ olarak tanımlamıştır ve BM İşkenceye Karşı Komitesi 2007 yılında Özbekistan hakkında yayınlanan periyodik kontrol raporunda Özbekistan’daki gözaltı yerlerinde uygulanan işkence ‘rutin’ bir şekilde ve ‘sonuçları umursanmadan’ uygulanmakta olduğu belirtilmiştir. Ek olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, devletleri işkence görme tehlikesiyle altındaki insanları Özbekistan’a geri göndermesini engelleyen birçok mahkeme kararı çıkarmıştır. Bu kararlardan en yenisi, 4 Kasım 2010 tarihinde Sultanov Rusya’ya karşı (No. 15303/09) davasında alınmıştır. Bu davada, Mahkeme ‘Özbekistan’a zorla geri gönderilmesi, Madde 3’ün (Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi) ihlalidir ve bu durum kişinin ‘işkence ve diğer insanlık dışı ve küçük düşürücü muamelelere ciddi bir şekilde maruz bırakılması tehlikesi’ oluşturacağına dair karar vermiştir.

Özbekistan yasaklı bir İslami örgütün üyesi olduğu sebebiyle 10 yıl hapis cezası vermiş olmasına rağmen, Eylül 2010 tarihinde bir etnik Özbek sığınmacı Kazakistan’dan Özbekistan’a zorla geri gönderilmiştir ve Ocak 2011 tarihinde kadar kimse ile görüştürülmemiştir. 

UA 129/10

Eylemi Paylaş:
11 2