Filistinli Halide Cerrar ve Khitam Saafin İdari Gözaltında

Filistin parlamentosu üyesi Halide Cerrar ve Filistin Kadın Komiteleri Birliği başkanı Khitam Saafin, herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın 75 gündür gözaltında tutuluyor. Her iki kadın da suçlama veya yargılama olmaksızın süresi belirsiz bir şekilde gözaltında kalma tehlikesiyle karşı karşıya. İdari gözaltı kararları, sınırsız bir süre için ve önceden herhangi bir bildirim olmaksızın yenilenebilir.

İsrail yetkililerini, Khitam Saafin’i, Halida Cerrar’ı ve idari gözaltında tutulan tüm kişileri derhal serbest bırakmaya veya bu kişilere, hızlı bir şekilde, suç niteliği uluslararası kabul görmüş bir suç isnat etmeye ve kendilerini uluslararası yargılama standartlarına uygun bir biçimde yargı önüne çıkarmaya ve idari gözaltı uygulamasını sonlandırmak üzere gerekli adımları derhal atmaya çağırıyoruz.

Filistinli sivil toplum liderleri Halide Cerrar ve Khitam Saafin, herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın 2 Temmuz’dan beri gözaltında tutuluyorlar. Addameer Derneği’nden her iki kadını da temsil eden avukatların bildirdiğine göre İsrail askeri komutanlığı 9 Temmuz’da Khitam Saafin hakkında üç aylık bir idari gözaltı kararı verdi. Gözaltı kararı 12 Temmuz’da bir askeri hakim tarafından onandı. Seçilmiş bir parlamento üyesi olan Halide Cerrar hakkında 12 Temmuz’da altı aylık bir idari gözaltı kararı verildi ve askeri bir hakim gözaltı kararını 18 Temmuz’da onadı. Her iki gözaltı kararı için de maksimum gözaltı süresi altı ay olmasına rağmen bu gözaltılar sınırsız süreliğine yenilenebilir.

Her iki kadın da İsrail askerlerinin 2 Temmuz’da evlerine gerçekleştirdiği şafak baskınlarıyla tutuklandılar. Görgü tanıklarının ifadelerine göre o gün saat 03.30’da 40 ila 50 arasında İsrail askeri, Khitam Saafin’i tutuklamak üzere Saafin’in işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah mahallesindeki evine baskın yaptılar. Aynı günün sabahı saat 04:00 sularında benzeri bir İsrail askeri baskını, Halide Cerrar’ın Ramallah’taki evine de yapıldı. Baskın sırasında askerler, Halida Cerrar’ın telefonu, tablet bilgisayarı ve masaüstü bilgisayarının hard diskine de el koydular.

Her iki kadın ilk olarak Ramallah yakınındaki Ofer askeri yerleşkesinde tutuldu, 2 Temmuz öğleden sonra ise İsrail’de bulunan HaSharon cezaevine nakledildi.  Kadınların HaSharon cezaevine nakledilmesi uluslararası insan hukukunu ihlal ediyor, çünkü işgal altındaki topraklarda gözaltına alınan tutuklular işgalci gücün topraklarında değil, işgal altındaki topraklarda gözaltında tutulabilir. İsrail yetkilileri kadınların her birini yasadışı bir örgüte üye olmakla suçlarken her iki kadın da bu iddiaları reddediyor.

Tüm idari gözaltı vakalarında olduğu gibi Halida Cerrar ve Khitam Saafin’in aleyhine olan ‘‘deliller’’ gizli ve ne kendilerinin ne de avukatlarının bu ‘‘delilleri’’ değerlendirmelerine izin veriliyor. Bu, adil yargılama standartlarının en temel prensibini ihlal eden bir durumdur.

EK BİLGİ

54 yaşındaki Khitam Saafin, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde, kadınların toplum merkezli ekonomik ve sosyal gelişimleri üzerine çalışmalar yürüten Filistin Kadın Komiteleri Birliği başkanıdır. Saafin, hem yerel hem de uluslararası forumlarda Filistinli kadınların ekonomik, ulusal ve toplumsal özgürleşmeleri adına mücadele veren cesur bir aktivisttir. Saafin, İşgal Altındaki Filistin Toprakları’nda önde gelen bir eğitimci ve sivil toplum önderidir. Bir aile üyesinin aktardığına göre, Khitam Saafin’in 18 yaşındaki en küçük oğlu, üniversite öğrenimi gördüğü Kıbrıs’tan Ocak ayında evine dönmesi üzerine, bir İsrail istihbarat subayı eşliğinde Ofer askeri yerleşkesinde sorguya çağrıldı. Toplumsal ve politik görüşleri ile kendisinin ve annesinin faaliyetleri hakkında sorgulandı. Öyle görünüyor ki Khitam Saafin’i sorgulayan istihbarat subayı, Saafin’in 2 Temmuz’da tutuklanması sırasında orada bulunan istihbarat subayıyla aynı kişi.

54 yaşındaki Halide Cerrar, Filistin parlamentosunda seçilmiş bir milletvekili olup, Filistin toprağındaki İsrail işgaline ve Filistin güvenlik güçlerinin İsrail ordusuyla işbirliğine karşı çıkan cesur bir kişidir. Cerrar, bir insan hakları örgütü olan Addameer Derneği’nin Yönetim Kurulu üyesi ve Filistin Yüksek Ulusal Komitesi’nin Uluslararası Ağır Ceza Mahkemesi’ni Takip Kurulu’nun atanmış bir üyesidir. Cerrar, Filistinli tutsakların ve ailelerinin hakları için güçlü bir mücadele yürütüyor. Cerrar, aralarında 1988’den beri süren seyahat yasağı da olmak üzere İsrail yetkilileri tarafından on yıllardır sürdürülen taciz ve tehditlere maruz kalıyor. Seyahat yasağı, 2010 yılında, birkaç günlüğüne kaldırıldı ve Cerrar’ın hala mücadele etmekte olduğu ciddi bir kronik rahatsızlığı nedeniyle tıbbi test yaptırmak üzere Ürdün’e seyahat etmesine izin verildi. İsrail yetkilileri defalarca Cerrar’ın bir güvenlik tehlikesi olduğunu açıkladılar, ancak Nisan 2015’ten beri Cerrar’ı herhangi bir adli suçla suçlamadılar. Cerrar, 2 Nisan 2015’te İsrail askerleri tarafından Ramallah’taki evinde tutuklandı ve idari gözaltına alındı. 15 Nisan 2015’te idari gözaltı kararının yeniden değerlendirildiği duruşmada askeri savcılık, Cerrar’ı, yasaklı siyasi parti olan Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üyeliğiyle ilişkili 12 suçla ve İsrail askerlerini kaçırmaya teşvik suçuyla suçladı. Cerrar bu suçları ısrarla reddetti ve avukatları söz konusu suçlamaların tamamen temelsiz olduklarını iddia ettiler. İsrail askeri mahkemesinde görülen adaletsiz bir yargılama sonucu Halide Cerrar aralarında teşvik suçunun da bulunduğu dört ayrı suçtan hüküm giydi. Cezaevinde 14 ay kaldı ve beş yıllık şartlı ertelemeyle Haziran 2016’da serbest bırakıldı.

İsrail, Filistinlileri sıklıkla idari gözaltına alıyor ve bu uygulama, Filistinli tutuklular ve cezaevi tutsaklarının, maruz kaldıkları tutukluluk ve suçlama olmaksızın gözaltına alınma koşullarını kitlesel açlık grevleri ile protesto etmelerine neden oluyor. İdari tutuklama (görünürde, aşırı ve muhtemel güvenlik tehdidi oluşturan kişileri gözaltına almak suretiyle alınan istisnai bir güvenlik tedbiri olarak sunulurken) İsrail tarafından, adli suç şüphesi barındıran kişileri tutuklama, suçlama ve yargılamaya dayanan adalet sistemine bir alternatif olarak veya hiçbir şekilde tutuklanması gerekmeyen kişileri gözaltına almak amacıyla kullanılıyor. Her gözaltı kararı için geçerli maksimum süre altı ay olmasına rağmen bu emirler süresiz şekilde uzatılabiliyor ve Uluslararası Af Örgütü, İsrail tarafından idari gözaltında tutulan bazı Filistinlilerin, yalnızca ifade ve toplanma özgürlüğü haklarını barışçıl bir biçimde kullanmalarından ötürü tutuldukları görüşünde.

İsrail merkezli bir STK olan HaMoked (Birey Savunma Merkezi) verilerine göre İsrail, Ağustos 2017 itibariyle 465 kişiyi herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın idari gözaltında tutuyor.

UA: 187/17 Endeks: MDE 15/6859/2017 Tarih: 8 Ağustos 2017

 

SONA ERDİ
416 İMZA
Eylemi Paylaş:
11 2