Mülteci çocukların sağlık hizmetlerine erişimi halen engelleniyor

Yunanistan hükümeti 31 Ocak’ta sığınmacılara “sigorta ve sağlık hizmetlerine erişim için geçici numara” verilmesini öngören bir karar çıkarttı. Geçici numaralar, sığınma talepleriyle ilgili karar verilene kadar geçecek süre içinde sığınmacıların sağlık hizmetlerine ve emek piyasasına ücretsiz erişimini sağlıyor. Uygulamada nasıl işlerlik kazanacağı henüz belli olmayan bu karar memnuniyet verici olsa da düzensiz göçmenlerin ve sığınmacıların resmi başvuru yapma imkanı olmayan çocuklarının durumuna çözüm getirmekte yetersiz kalıyor.

Görsel: © 2018, Giorgos Moutafis/Amnesty International

Ek Bilgi

Avrupa’ya gelen sığınmacılar, mülteciler ve göçmenlerin büyük çoğunluğu ilk önce Yunanistan’a ulaşıyor. 2015’ten bu yana toplu göçlerin artması ve ekonomik krizin kalıcı etkileri, Yunanistan’ın sığınma ve refah sistemlerini yoğun bir baskı altına soktu. Yunanistan’ın çabalarını takdir ediyor ve AB politikalarının somut destek sağlama konusunda yetersiz kaldığını biliyoruz. Fakat şu an Yunanistan’daki sığınmacılar, mülteciler ve göçmenler çoğunlukla feci denebilecek koşullar altında yaşıyor ve uzun vadede sosyal sisteme veya uyum politikalarına erişimleri çok az veya hiç yok. Deniz yoluyla Yunanistan’a ulaşanların sayısının 2019 yılı ortalarında artması sonucunda Ege adalarındaki nüfus daha önce görülmeyen sayılara ulaştı. 6 Temmuz 2019’da adalarda 17 bin 34 kişi yaşıyorken 6 Ocak 2020 itibariyle bu sayı 42 bin 41’e yükseldi. Yeni hükümetin deniz yoluyla gelenlerin sayısını azaltma ve adalarda yaşayan göçmenleri anakaraya taşıma çabalarına rağmen, kamplardaki aşırı kalabalık ve korkunç koşullar devam ediyor.

Sağlık hizmetlerine erişim konusuna gelince; Yunanistan’ın 4368/2016 sayılı kanunu (Madde 33), mülteciler, sığınmacılar ve yasal statüsü her olursa olsun tüm çocuklar da dahil olmak üzere “hassas sosyal gruplara” mensup kişilerin sağlık hizmetlerine ve ilaçlara ücretsiz erişimini güvence altına almaktadır. Refakatçisi olmayan çocuklar ve Yunanistan’da oturma izni olmayan çocuklar da sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanma hakkına sahiptir. Aynı yasa gereğince, Madde 33’ün kapsamına giren kişilerin genel sağlık hizmetlerine ücretsiz erişebilmesi için Sosyal Güvenlik Numaralarının (AMKA) olması gerekir. 2016 itibariyle, sığınmacılar veya “hassas gruplara” mensup diğer kişilerden AMKA’nın gerekliliklerini yerine getiremeyen ya da sosyal güvenlik numarası olmayanlar, genel sağlık hizmetlerine ücretsiz erişimi mümkün kılan Yabancılar İçin Sağlık Hizmetleri Kartı (K.Y.P.A.) alma hakkına sahip. Ancak, K.Y.P.A. kartlarının kişilere verilmesi süreci şimdiye kadar işletilmedi.

Çalışma Bakanlığı Temmuz 2019’da aldığı bir kararla, Yunanistan vatandaşı olmayan kişilere AMKA’nın nasıl verileceğini düzenleyen genelgeyi geri çekti. O tarihten beri sığınmacılara ve düzensiz göçmenlerin çocuklarına sosyal güvenlik numarası verecek herhangi bir prosedür bulunmuyor. Ekim ayında yeni bir genelge ile gerekli düzenlemenin yapılacağı duyurulmuştu, ancak şimdiye kadar böyle bir genelde çıkartılmadı. Kasım 2019’da çıkartılan yeni Sığınma Yasası, sığınmacılara ‘Üçüncü ülke vatandaşlarının sigorta ve sağlık hizmetlerine erişimi için geçici numara’ (PAAYPA) vererek, genel sağlık hizmetlerine erişimlerini temin etmeyi amaçlıyor. Fakat düzensiz göçmenler ve sığınmacıların çocuklarından resmi sığınma başvurusunda bulunmayanlar PAAYPA kapsamına girmiyor. Ayrıca, yasanın çıkarılmasının üzerinden iki ay geçmesine rağmen hükümleri halen uygulanmıyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) gibi sivil toplum örgütleri ve sağlık sisteminde görev yapan doktorlar, sağlık hizmetlerini sürdürmek ve devletin yetersizliğini telafi etmek için ellerinden geleni yapıyor ama mevcut ihtiyacı tam anlamıyla karşılayabilecek donanıma sahip değiller. Ayrıca, ağır vakalar bildirilmeye devam ediyor. Kasım 2019’da Atina’da kanser hastası Pakistanlı bir erkek, sosyal güvenlik numarası alamadığı için akciğer tomografisi çektiremedi ve kemoterapiye başlayamadı. Ulaşabildiği hastanede yönetim en sonunda tedavisine başlanmasına karar verdi ve istisnai bir şekilde ücretsiz tedavi görmesini sağladı. Uluslararası Af Örgütü, Atina’da ve adalarda insanların buna benzer engellerle karşılaştığı diğer çok sayıda vaka hakkında da bilgi edindi. Konu hakkında daha fazla bilgi almak için https://www.amnesty.org/en/documents/eur25/1213/2019/en/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Uluslararası Af Örgütü, Eylül 2019’da, HIV ile yaşayan (bir erkek ve bir kadın olmak üzere) iki sığınmacının doktorlarıyla görüştü. Bu kişiler şu an Atina’daki büyük bir hastanede tedavi görüyor. Doktorlar, sosyal güvenlik numarası alamayan bu kişilerin taburcu edilmeleri halinde antiretroviral ilaçlara erişemeyebileceklerini söyledi. Bu kişilerden biri olan ve bir Orta Afrika ülkesinden gelerek Yunanistan’a sığınan N., hastalığının yarattığı bir komplikasyon nedeniyle Mayıs 2019’dan beri hastanenin kliniğinde tedavi oluyor ve burada antiretroviral terapi görmenin yanı sıra diğer önemli ilaçlarını alıyor. N. sığınma başvurusunda bulunmuş, ancak kendisine sosyal güvenlik numarası verilmemiş. Ona yaşayabileceği bir yer bulmaya çalışan ama başaramayan doktorları, taburcu edildiği takdirde N.’nin evsiz kalmasından ve antiretroviral ve diğer ilaçlarını alamayacağı için durumunun ağırlaşmasından endişe ediyor. N.’nin hiçbir ilacı için para ödeme imkanı yok.

MSF ayrıca Midilli ve Sisam adaları ile Atina’da bulunan kliniklerinde durumun daha kötüye gittiğini bildirdi. Buna göre, Temmuz ile Kasım 2019 arasında MSF’nin Atina’daki Gündüz Bakım Merkezi’ne başvuran, ancak sosyal güvenlik numarası olmayan hastaların sayısının tüm hastaların sayısına oranı Ocak’ta yüzde 18’den Kasım’da yüzde 43’e yükseldi. MSF, en önemli kliniklerinin uzun süreli ve uzmanlaşmış tıbbi bakım sağlama imkanından yoksun olduğunu ve bu nedenle kaygı duyduğunu da ifade etti. Doktorlar, sivil toplum, Birlemiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Yunanistan Kamu Denetçisi birçok vakada Yunanistan yetkililerinden duruma müdahale etmelerini istedi, fakat etkin bir yanıt alamadılar. MSF, Uluslararası Af Örgütü, Yunanistan Mülteciler Konseyi ve ELEDA isimli sivil toplum örgütü, Aralık ayında yaptıkları ortak basın açıklaması ile bu kaygıları bir kez daha dile getirdi. Açıklamanın Yunancasına ulaşmak için tıklayın.

“Avrupalı Yaşam Tarzının Korunması” başlıklı AB Komisyonu Başkan Yardımcısı yakın zamanda bu konuyu gündeme getirerek, olası bir çözümü desteklediğini belirtti.

Yunanistan’da HIV ile yaşayan kişilerin haklarıyla ilgili çalışmalar yapan Positive Voice, “2019’un ilk 10 ayında Yunanistan’da HIV tanısı koyulan kişilerin yüzde 43’ünün mülteci veya göçmen olduğuna (204 kişi)” ve “Enfeksiyon Birimlerinin, sosyal güvenlik numarası olmayan yabancılara antiretroviral tedavi uygulayamadığına ve bu durumun hastaların hayatını ve sağlığını tehlikeye attığına” dikkat çekerek, Yunanistan yetkililerine, Yunanistan vatandaşı olmayan kişilerin antiretroviral ilaçlara erişimini sağlama çağrısında bulundu.

İMZALA
13 GÜN KALDI
Eylemi Paylaş:
11 2