Hindistan'da Sivil Toplum Kuruluşları Kapatılma Tehlikesi Altında

Uluslararası Af Örgütü Hindistan Şubesi ve Greenpeace Hindistan Şubesi, Hindistan hükümeti tarafından siyasi gerekçelerle yapıldığı görülen ‘baskınlar’ ile hedef alındı. Her iki örgütün banka hesapları dondurularak faaliyetleri etkili bir biçimde durduruldu. Bu adım, Hindistan yetkililerinin sivil toplumu bastırmak amacıyla uyguladığı baskıların bir parçasıdır.

25 Ekim 2018’de Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) Hindistan Şubesi’ne on saat süren bir baskın düzenlendi. Maliye Bakanlığı’na bağlı mali soruşturma birimi olan Ekonomik Yaptırım Dairesi’nden bir grup memur UAÖ yerleşkesine girerek kapıları arkadan kilitledi. UAÖ çalışanlarından bazılarına oradan ayrılmamaları, laptoplarını kapatmaları ve cep telefonlarını kullanmamaları emredildi. Ekim ayının başında Greenpeace Hindistan Şubesi’ne de benzeri bir müdahalede bulunulmuştu.

UAÖ Hindistan Şubesi’nin ve Greenpeace Hindistan Şubesi’nin ilgili ulusal düzenlemelere uygun bir şekilde faaliyet göstermesine rağmen baskınlar sonrasında her iki örgütün de banka hesapları donduruldu. İki örgüt de söz konusu müdahaleye itirazlarını Karnataka Yüksek Mahkemesi’ne sundu. Yetkililer, UAÖ ve Greenpeace’in Hindistan’daki şubelerinin yabancı fon düzenlemelerini ihlal ettiğini iddia ediyor. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı da UAÖ Hindistan Şubesi’nin aldığı fonlara yönelik soruşturmalar başlattı. Sivil toplum örgütlerinin çalışmalarını engellemek amacıyla hükümet yetkililerinin başvurduğu baskıcı yabancı fon yasalarından biri Yabancı Bağış (Düzenleme) Yasası. Yetkililer, sivil toplum örgütlerinin Hindistan dışından fon alma izinlerini bu yasaya göre iptal etmek için ‘kamu yararına’ ve ‘ulusal çıkarlara’ aykırı mali ‘düzensizlikler’ ve faaliyetlere atıfta bulundu. Söz konusu yasayı kullanarak hedef alınan örgütler arasında, izinleri iptal edilen veya askıya alınan Avukatlar Kolektifi, People’s Watch, Sabrang Trust ve Navsarjan Trust örgütleri yer alıyor.

UAÖ Hindistan Şubesi’nin ofislerini hedef alan baskın, Hindistan’ın, “insan haklarının geliştirilmesinde ve korunmasında en yüksek uluslararası standartlara riayet etmek” ile yükümlü olduğu BM İnsan Hakları Konseyi’ne seçilmesinden sadece birkaç gün sonra gerçekleştirildi. UAÖ, Hindistan yetkilileri tarafından yapılan bu müdahalelerin, Hindistan Anayasası ve uluslararası insan hakları hukukunun güvence altına aldığı ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü haklarını ihlal ettiği görüşündedir.

UAÖ Hindistan Şubesi ve Greenpeace Hindistan Şubesi, Hindistan hükümetinin sivil topluma yönelik baskılarının son hedefi oldu. Haziran ile Ağustos 2018 arasında ülkedeki insan hakları savunucularına uygulanan şiddetli baskılarda önde gelen on aktivist, çoğunlukla hükümeti eleştiren kişileri susturmak için kullanılan aşırı sert terörle mücadele yasasına başvurularak gözaltına alındı.

Hemen şimdi  yetkililere çağrıda bulunun:

  • İnsan hakları ve çevre konularında faaliyet gösteren kuruluşların korkutulmasına ve taciz edilmesine derhal son verilmeli, UAÖ Hindistan Şubesi ve Greenpeace Hindistan Şubesi gibi sivil toplum örgütlerinin banka hesaplarına siyasi nitelikli kısıtlamalar getirilmeksizin faaliyetlerini serbestçe sürdürebilmesi sağlanmalıdır;
  • Yabancı Bağış (Düzenleme) Yasası yürürlükten kaldırılmalı veya uluslararası insan hakları standartlarına uygun hale getirilmelidir;
  • Baskıcı yasalara başvurularak gözaltına alınan insan hakları savunucularının ve aktivistlerin şartlı tahliye de dahil olmak üzere adil yargılanma hakları güvence altına alınmalıdır.
     

EK BİLGİ

Hindistan’da baskıcı yasalar ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü haklarını bastırmak için kullanılıyor. Birbiri ardına gelen hükümetler, Yabancı Bağış (Düzenleme) Yasası’nı hükümetin görüşlerini ve yaptıklarını eleştiren grupları taciz etmek için siyasi bir araç olarak kullandı. Söz konusu yasa, hak örgütlerinin yurtdışındaki fonlara erişimini son derece zorlaştırıyor. “Kamu yararı” veya “ulusal çıkarlar” gibi geniş ve muğlak terimlerin kullanılması yasayı istismara açık hale getiriyor. Yabancı Bağış (Düzenleme) Yasası, uluslararası standartları karşılamayarak örgütlenme ve ifade özgürlüğü haklarının ihlal edilmesini mümkün kılıyor.

6 Haziran 2018’de Maharaştra polisi, ülkedeki insan haklarına yönelik baskıların bir parçası olarak Surendra Gadling, Rona Wilson, Sudhir Dhawale, Shoma Sen ve Mahesh Raut isimli aktivistleri gözaltına aldı. 28 Ağustos’ta bu kez Sudha Bharadwaj, Gautam Navlakha, Vernon Gonsalves, Arun Ferreira ve Varavara Rao isimli aktivistleri gözaltına alan Maharaştra polisi, diğer çok sayıda aktivistin evlerine de baskın düzenledi. Yetkililer, Yasadışı Faaliyetler (Engelleme) Yasası gereğince gözaltına alınan insan hakları savunucularının 31 Aralık 2017’de gerçekleştirilen geniş katılımlı yürüyüşte Dalitleri kışkırttığını iddia etti. Yürüyüşün ertesi günü yaşanan şiddetli çatışmalarda bir kişi öldü, çok sayıda kişi ise yaralandı. Yüzlerce Dalit 1 Ocak’ta, 200 yıl önce İngiliz ordusuna bağlı Dalit askerlerinin egemen Peşvaları yenilgiye uğrattığı savaşı anmak için Maharaştra’nın Bhima Koregaon köyünde toplanmıştı. Yasadışı Faaliyetler (Engelleme) Yasası çoğunlukla istismar edilerek, ifade ve toplanma özgürlüğü haklarını barışçıl biçimde kullanan kişileri gözaltına almak için kullanılıyor. Yasanın bazı kısımları, uluslararası insan hakları standartlarına uymuyor ve bu nedenle insan hakları ihlallerine yol açabiliyor. On aktivistin sekizi mevcut durumda cezaevinde. 25 Ekim’de, Haydarabad’da bir mahkeme, Varavara Rao’nun ev hapsi süresini uzattı. 1 Ekim’de, Delhi Yüksek Mahkemesi Gautam Navlakha’nın ev hapsinden serbest bırakılmasına karar vermişti.

İMZALA
12 GÜN KALDI
Eylemi Paylaş:
11 2