İki Gazeteci Yedişer Yıl Hapis Cezasına Mahkum Edildi

Wa Lone ve Kyaw Soe Oo, Myanmar’ın Devlet Sırları Yasası’nı ihlal etmekten suçlu bulunarak 3 Eylül 2018’de yedişer yıl hapis cezasına mahkum edildi. Söz konusu siyasi karar, Wa Lone ve Kyaw Soe Oo’nun Arakan Eyaletindeki barışçıl gazetecilik faaliyetleri ile bağlantılı. Her iki gazeteci de düşünce mahkumudur ve derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır.

Yangon’daki Kuzey Bölge Mahkemesi hakimi, 27 Ağustos’tan 3 Eylül 2018’e ertelenen kararda, Reuters haber ajansına bağlı olarak çalışan Wa Lone ve Kyaw Soe Oo’nun Myanmar’ın 1923 Devlet Sırları Yasası’nın 3(1)(c) Fıkrasını ihlal ettiğine hükmetti. Dokuz aydır gözaltında tutulan iki gazetecinin her biri yedi yıl hapis cezasına mahkum edildi. Gözaltında tutuldukları süre, mahkum edildikleri hapis cezasının bir parçası olarak kabul ediliyor. Gazetecilerin avukatlarının karara itiraz etmeye hazırlandığı bildirildi.

12 Aralık 2017’de iki gazeteci, Myanmar’ın eski başkenti Yangon’da daha önce karşılaşmadıkları polis memurları tarafından davet edildikleri akşam yemeğinde polislerin kendilerine birtakım resmi belgeler vermesinden kısa bir süre sonra gözaltına alındı. İki gazeteci gözaltına alındıkları sırada Arakan Eyaletinin kuzeyinde Arakanlı Müslüman etnik azınlığı hedef alan ve  700.000’den fazla insanı Bangladeş’e gitmeye zorlayan şiddetli askeri baskılar üzerine araştırma yapıyordu. Gazeteciler iki hafta boyunca avukatlarına veya aile üyelerine erişimleri olmaksızın hücrede tutuldu. Nisan ayında kovuşturmada tanık sıfatıyla yer alan bir polis memuru, mahkemeye, kendisinin ve meslektaşlarının gazetecileri “tuzağa düşürmeleri” için kıdemli bir memurdan emir aldığını söyledi, fakat hakim davayı düşürmeyi reddetti. Bu polis memuru daha sonra Myanmar’ın Polis Disiplini Yasası’nı ihlal ettiği gerekçesiyle süresi açıklanmayan bir hapis cezasına mahkum edildi.

Davanın ön soruşturmasının başladığı Ocak 2018’den beri yargılamanın adil olup olmadığına ve mahkemenin bağımsızlığına ilişkin ciddi kaygılar duyuluyor. Ön soruşturma aşamasında bir polis memuru, muhabirlerin cep telefonlarının izinsiz arandığını ve telefonlardan edinilen bilgilerin kusurlu olabileceğini söyledi. İki gazetecinin soruşturma sırasında uykusuz bırakıldığı, başlarının siyah bir örtüyle örtüldüğü ve saatlerce diz çökmeye zorlandıkları öne sürülüyor. Gazetecilerin maruz kaldığı bildirilen muamele, işkence ve diğer kötü muameleden korunma hakkının ihlalidir.

 

Hemen şimdi Myanmar yetkililerine çağrıda bulunun:

 

  • Sadece ifade özgürlüğü haklarını barışçıl bir şekilde kullanmaları nedeniyle cezaevine konulan Wa Lone ve Kyaw Soe Oo’yu derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalı ve haklarında verilen mahkumiyet kararları iptal edilmelidir;
  • 1923 Devlet Sırları Yasası da dahil olmak üzere ifade özgürlüğü hakkını suç haline getiren veya bu hakkı keyfi ya da kapsamlı bir şekilde sınırlayan tüm yasalar yürürlükten kaldırılmalı veya değiştirilmelidir. Myanmar yasaları insan haklarıyla ilgili uluslararası hukuk ve standartlara uygun hale getirilmelidir.
  • Wa Lone ve Kyaw Soe Oo’nun işkence ve kötü muameleden korunması ve cezaevinden serbest bırakılana kadar sağlık hizmeti de dahil olmak üzere insani koşullarda tutulmaları güvence altına alınmalıdır.

 

EK BİLGİ

 

Wa Lone ve Kyaw Soe Oo gözaltına alındıkları sırada Arakan Eyaletinin kuzeyindeki Arakanlı topluluğu hedef alan şiddetli askeri baskılar üzerine araştırma yapıyordu. Gazeteciler, Eylül 2017 başında Maungdaw kasabasına bağlı Inn Din köyündeki 10 Arakanlı erkeğin askerler, polis memurları ve yerel saldırgan gruplar tarafından öldürülmesi üzerine de araştırma yürütüyordu. Wa Lone ve Kyaw Soe Oo’nun ilk kez mahkemeye çıkarıldığı gün olan 10 Ocak 2018’de ordu, askerlerin söz konusu öldürmelerde pay sahibi olduğunu kabul etti ve soruşturma başlattı. 10 Nisan 2018’de ordu, yedi askerin 10 yıl hapis cezasına mahkum edildiğini ve ordudan atıldığını duyurdu. Bugüne kadar Myanmar güvenlik güçlerinin Arakan Eyaletinin kuzeyinde işlediği insanlığa karşı suçlar ve diğer ağır insan hakları ihlallerine ilişkin bağımsız bir soruşturma yürütülmedi.

Temmuz 2018’de mahkeme, iki gazeteciyi Devlet Sırları Yasası’nı ihlal etmekle suçladı. Yasa, “devletin güvenliği veya çıkarlarına zararlı” veya Myanmar’ın “düşmanları için yararlı” olabilecek gizli belge ve bilgileri edinen, kaydeden ya da yayımlayan kişilere 14 yıla kadar hapis cezası verilmesini öngörüyor.

Gazetecilerin ve diğer medya çalışanlarının faaliyetleri nedeniyle devamlı olarak sınırlamalarla karşı karşıya kaldığı Myanmar’da basın özgürlüğü alanı endişe verici bir şekilde yıpranıyor. Bağımsız medya kuruluşlarının faaliyetleri giderek daraltılırken -özellikle de Arakanlı Müslüman azınlığın durumu gibi- hassas konularda habercilik yapanlar tehdit ve tacizlerin yanı sıra zaman zaman da tutuklanma, gözaltı, yargılanma ve hatta hapis cezasıyla karşılaşıyor.

İfade özgürlüğü hakkı, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin (İHEB) 19. Maddesi ile korunur ve “ülke sınırları gözetilmeksizin bilgi ve düşünceleri her türlü araçla araştırma, elde etme ve yayma” hakkı da buna dahildir. İnsan hakları uluslararası hukuku gereğince ifade özgürlüğü hakkı ancak son derece özgül koşullarda sınırlandırılabilir. Yasada net bir şekilde tanımlanması gereken sınırlandırmalar, insan hakları uluslararası hukukunda açıkça belirtilen meşru bir amaca yönelik olarak uygulanabilir ve söz konusu amaç doğrultusunda gerekli ve orantılı olmalıdır. Bu koşulların bağlayıcı olduğu devletler, ulusal güvenlik gerekçesiyle ifade özgürlüğü hakkını sınırlandırma iznine sahip olsalar da aşırı derecede geniş ve belirsiz bir şekilde yazılmış olan Myanmar’ın 1923 Devlet Sırları Yasası, uluslararası hukuk gereğince izin verilebilir sınırların ötesine geçiyor. Ayrıca bu yasa, kamuoyu çıkarları temelinde sınıflandırılan bilginin açıklanmasına olanak sağlayan herhangi bir hüküm içermiyor.

UA:4/18

İMZALA
27 GÜN KALDI
Eylemi Paylaş:
11 2