İnsan hakları savunucusu Serikzhan Bilaş ev hapsinde

İnsan hakları savunucusu Serikzhan Bilaş 10 Mart’tan beri ev hapsinde tutuluyor. Bilaş, Çin’de yaşayan Kazaklara yönelik insan hakları ihlallerini açığa çıkaran Anayurt isimli insan hakları örgütünün yöneticisidir. Yetkililerin yalnızca insan haklarını savunduğu için korkutmaya çalıştığı ve taciz ettiği Serikzhan Bilaş, Ceza Kanunu’nun 174. maddesi gereğince çeşitli suçlamalarla karşı karşıya ve yedi yıla kadar hapis cezası alabilir. Serikzhan Bilaş bir düşünce mahkumudur; derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır.

Bilaş’ın avukata erişimi hemen sağlanmadı ve kendisine isnat edilen suçun Almatı’da meydana gelmesine rağmen hangi gerekçeyle Nur-Sultan’a sevk edildiği de belirsiz. Bilaş’ın kendi seçtiği avukatına erişimi gözaltına alındıktan sonraki gün sağlandı. Serikzhan Bilaş, Ceza Kanununun 174. Maddesi gereğince (toplumsal, ulusal, dini veya ırk, soy ya da doğumla gelen özellikler temelinde “karışıklık” yaratmaya teşvik ile) suçlanıyor. Muğlak bir biçimde yazılmış olan bu madde, yetkililere yönelik eleştirel nitelik taşıdığı varsayılan görüşleri susturmak için kullanılıyor.

Yalnızca ifade özgürlüğü hakkını barışçıl biçimde kullandığı için gözaltına alınan düşünce mahkumu Serikzhan Bilaş’ın derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması için çağrıda bulun, acil eylemimizi imzala!

 

Ek Bilgi

Etnik Kazak olan Serikzhan Bilaş 2000’lerin başında Çin’den Kazakistan’a taşındı ve şu an Kazakistan vatandaşıdır. 2017’de Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Kazakların yakınlarına destek olmak için Atayurt Eriktileri (Atayurt) isimli sivil toplum örgütünü kurdu. Atayurt, Kazak yetkililerin baskılarına maruz kaldı. Bilaş, Atayurt’u bir sivil toplum örgütü olarak tescil ettirmeye çalıştığı ancak başaramadığı halde, Şubat ayında, kayıtlı olmayan bir örgüt adına faaliyette bulunduğu gerekçesiyle 700 Amerikan Doları para cezasına mahkum edildi. Yakın bir zamanda gözetim altında olduğunu söylemiş, Mart ayında gözaltına alınmadan kısa bir süre önce de ailesini korumak için bir otele taşınmıştı.

Serikzhan Bilaş, Sincan Bölgesi’ndeki insan hakları ihlallerinin açığa çıkarılmasında Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) araştırmacıları ile yakın iş birliği yaptı. UAÖ’nün Eylül 2018’de yayımlanan raporuna (https://www.amnesty.org/en/documents/asa17/9113/2018/en/) katkıda bulundu. Rapor, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Uygurlar, Kazaklar ve çoğunluğu Müslüman diğer etnik grupları hedef alan izinsiz gözetim, keyfi gözaltı ve zorla siyasi telkin uygulamalarına ilişkin kaygı verici haberleri belgeliyor. 

Büyük ölçüde Çin’den gelen mali desteğe ve kredilere bağlı olan Kazakistan hükümeti, Sincan Bölgesi’ndeki insan hakları ihlalleri konusunu gündeme getirmekte isteksiz davranıyor. Fakat bu konu giderek daha fazla dikkat çekiyor. Nisan 2018’de Sayragül Autybai Çin’i terk etti ve Kazakistan’a sığındı. Çin’deki siyasi eğitim kamplarında eğitmenlik yapan Autybai, kamplardaki durum hakkında tanıklıkta bulundu. Autybai, yasa dışı olarak sınırı geçtiği gerekçesiyle gözaltına alındı, aylarca Çin’e sınır dışı edilme korkusuyla yaşadı ve nihayet Ağustos ayında kefaletle serbest bırakıldı. Sığınma başvurusu Ekim ayında reddedildi, itirazına ilişkin dava ise halen sürüyor. Çin, Mart 2019’da, Kazakistan’a, Sincan Bölgesi’ndeki “aşırılıkla mücadele programını” desteklediği için resmi olarak teşekkür etti.

UAÖ daha önce Kazakistan’da ifade özgürlüğü hakkı ile barışçıl toplanma ve örgütlenme haklarına yönelik ihlalleri belgelemişti. Kazakistan Ceza Kanunu’nun 174. maddesi son derece muğlak bir yasa olup her türden muhalefeti bastırmak için kullanılıyor. 2018’de Kazakistan’ın Demokratik Seçimi isimli muhalefet hareketinin “aşırılık yanlısı” ilan edilmesinden sonra onlarca kişi sorgulandı, birçok kişi ise Demokratik Seçim hareketine sosyal medyada destek verdiği iddiasıyla yargılandı. Kasım 2016’da Maks Bokaev ve Talgat Ayan, barışçıl gösterilerin düzenlenmesinde rol oynadıkları gerekçesiyle ve Toprak Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklere karşı çıkan sosyal medya paylaşımları nedeniyle, yeni Ceza Kanunu’nun 174. Maddesinde tanımlı suçlar ile diğer suçlardan beşer yıl hapis cezasına mahkum edildi. Talgat Ayan’ın cezası 12 Nisan 2018’de hafifletildi ve Ayan şartlı tahliye edildi, ancak düşünce mahkumu olan Maks Bokaev sağlık durumunun kötüye gitmesine rağmen halen cezaevinde tutuluyor.

Eylemi Paylaş:
11 2