İranlı Ramin Hüseyin Penahi'nin Ölüm Cezasının Uygulanması Durdurulsun

İRANLI KÜRT RAMİN HÜSEYİN PENAHİ’YE VERİLEN ÖLÜM CEZASI HER AN UYGULANABİLİR

İran’ın Kürt azınlığına mensup Ramin Hüseyin Penahi, hakkında verilen ölüm cezasının infazına hazırlanması için 13 Ağustos’ta Elburz eyaletine bağlı Kerec’de bulunan Recai Şahr cezaevine nakledildi. Penahi, 26 Ağustos’ta açlık grevine başladıktan sonra cezaevinin genel koğuşundan çıkarıldı. O günden beri kendisinden haber alınamayan Penahi’nin ölüm cezası her an uygulanabilir.

İranlı Kürt Ramin Hüseyin Penahi 13 Ağustos’ta kendisine, ailesine veya avukatlarına önceden bilgi verilmeksizin Kürdistan eyaletindeki Senendec Merkez Cezaevi’nden Elburz eyaletine bağlı Kerec’de bulunan Recai Şahr cezaevine nakledildi. Senendec cezaevindeki Ceza Uygulama Dairesi, avukatlarına Penahi’nin ölüm cezasının uygulanmasına hazırlık yapması için Recai Şahr cezaevine götürüldüğünü söyledi. Recai Şahr cezaevine götürüldükten sonraki ilk bir hafta ailesiyle iletişim kurmasına izin verilen Penahi’nin daha sonra ailesiyle iletişime geçmesi engellendi, avukatlarıyla iletişim kurmasına ise hiçbir şekilde izin verilmedi. Böbreklerinden yaşadığı sorunların yanı sıra tutuklandığı sırada vurulması nedeniyle aldığı yaralar için uzmanlaşmış tıbbi tedaviye erişimi engellenen Penahi, 26 Ağustos’ta, hakkında verilen ölüm cezasını ve cezaevinde gördüğü kötü muameleyi protesto etmek için dudaklarını dikti ve açlık grevine başladı. Açlık grevine başladıktan hemen sonra cezaevi yetkilileri tarafından genel koğuştan çıkarılan Penahi’den o günden beri haber alınamıyor.

Ramin Hüseyin Penahi 23 Haziran 2017’de tutuklandı ve tutuklandıktan sonra dört ay zorla kaybedildi. Penahi’nin anlatımına göre bu sürede İstihbarat Bakanlığı ve Devrim Muhafızları yetkilileri, kablolarla dövmek, midesine tekme ve yumruk atmak ve başını duvarlara vurmak da dahil olmak üzere kendisine defalarca işkence uyguladı. Penahi, 16 Ocak’ta bir saatten daha kısa süren ve hiçbir şekilde adil olmayan bir yargılama sonucunda ölüm cezasına mahkum edildi. Uluslararası Af Örgütü’ne konuşan ailesi, Penahi’nin Senendec’teki Devrim Mahkemesi’ne çıktığında vücudunda işkence izleri taşıdığını, ancak Penahi’nin suçunu “itiraf” etmeye zorlandığı iddialarına yönelik mahkemenin soruşturma emri vermediğini söyledi. Mahkeme, Penahi’yi yasaklı Kürt muhalif grup Komala’ya üyeliği nedeniyle “devlete karşı silahlanmak” ile suçlu buldu ve ölüm cezasına mahkum etti. Tutuklanması ile duruşmaya çıkarılması arasında geçen sürede Penahi’nin avukatıyla görüşmesine yalnızca bir kez izin verildi. Kısa süreliğine izin verilen bu görüşme, istihbarat yetkililerinin de bulunduğu bir ortamda yapıldı. Yüksek Mahkeme mahkumiyet kararını ve ölüm cezasını Mart 2018’de onadı. Avukatları, Penahi’nin dosyası üzerinde yargı kontrolü yapılmasını talep etti, ancak ilk taleplerinin reddedilmesi üzerine ikinci kez başvuruda bulundu.

Hemen şimdi İran yetkililerine çağrıda bulunun:

  • Ramin Hüseyin Penahi’ye verilen ölüm cezasının infazına ilişkin planlar derhal durdurulmalı, hakkında verilen mahkumiyet kararı ve ölüm cezası bozulmalı, uluslararası anlamda tanımlı bir suç yöneltmek için işkence ve kötü muamele uygulayarak elde edilmemiş yeterli kanıtın mevcut olmaması halinde Penahi serbest bırakılmalı ve ölüm cezasına başvurulmaksızın adil yargılanma hakkı güvence altına alınmalıdır;
  • Penahi’nin akıbeti ve nerede tutulduğu derhal açıklanmalı, ailesi ve avukatlarına düzenli erişimine izin verilmelidir;
  • Penahi’nin uzmanlaşmış tıbbi tedaviye ve tıbbi etiğe uygun şekilde sağlık hizmeti sağlayabilecek nitelikli bir sağlık uzmanına erişimi güvence altına alınmalıdır;
  • Ramin Hüseyin Penahi’nin işkence ve diğer kötü muameleden korunması sağlanmalı, işkence ile diğer kötü muamele iddialarına yönelik bağımsız, etkili ve tarafsız soruşturmalar derhal başlatılmalı ve sorumluluğu bulunan herkes ölüm cezasına başvurulmaksızın adil yargılamalarla adalet önüne çıkarılmalıdır;
  • Nihai olarak ölüm cezasını tamamen yürürlükten kaldırma amacıyla infazların ertelenmesi yasası çıkarılmalıdır.

 

EK BİLGİ

  • İslami Ceza Kanununun 287. Maddesi şöyle belirtiyor: “İran İslam Cumhuriyeti’nin temellerine karşı silahlanan her grup ‘bagi’ kabul edilir ve silah kullanımına başvurulması durumunda grubun üyeleri ölüm cezasına mahkum edilir.” Ancak 288. Madde, grubun üyelerinin silah kullanmadan önce tutuklanmaları halinde hapis cezasına mahkum edileceklerini kaydediyor. Uluslararası Af Örgütü, Ramin Hüseyin Penahi’nin hangi koşullarda tutuklandığına dair net bilgilere sahip değil. Komala başlangıçta bir açıklama yayımlayarak Penahi ve diğer üç Komala üyesinin Devrim Muhafızları ile Senendec’teki Şalman mahallesinde silahlı çatışmaya girdiklerini belirtmişti. Komala, 1980’lerden beri İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı silahlı faaliyetler yürüten silahlı bir Kürt muhalif grup. Söz konusu olay esnasında Ramin Hüseyin Penahi ağır yaralandı ve diğer üç erkek vurularak öldürüldü. Fakat Ramin Hüseyin Penahi ve avukatı başından beri yalnızca Devrim Muhafızlarının ateş açtığını söylüyor. Bu iddia, İstihbarat Bakanlığı ile bağlantılı bir medya kuruluşu olan Akam News isimli haber ajansının 17 Temmuz 2017’de yayınladığı bir raporla da destekleniyor. Rapora göre Devrim Muhafızları grubu pusuya düşürdü ve üzerlerine ateş açtı, grup ise herhangi bir karşılık veremedi. 23 Haziran 2017’de yayınlanan resmi bir açıklamada ise Devrim Muhafızları olay esnasında herhangi bir yara almadı. Uluslararası hukuk gereğince ölüm cezasına yalnızca “en ağır suçlar” söz konusu olduğunda başvurulabilir, fakat yargılandığı süre boyunca Ramin Hüseyin Penahi’nin “en ağır suçlar” kapsamına giren ve ölüm cezası verilmesi için gerekli alt sınır olan kasten öldürme faaliyetleriyle bağlantılı olduğuna ilişkin hiçbir kanıt sunulmadı.

    Ramin Hüseyin Penahi, tutuklandığı 23 Haziran 2017’den Senendec Merkez Cezaevine sevk edildiği 9 Ocak 2018’e kadar Devrim Muhafızları ile İstihbarat Bakanlığı’nın yönetimindeki gözaltı merkezlerinde tecritte tutuldu. Zorla kaybedildiği dört ay boyunca Penahi’nin yaşlı anne ve babası, hepsi de Kürdistan eyaletinde yer alan Senendec ve Gurve şehirleri ile Dehgolan köyündeki çeşitli devlet dairelerini ziyaret ederek Penahi’nin yerini bulmak için çabaladıklarını, ancak yetkililerin Penahi’nin akıbeti veya nerede olduğuyla ilgili bilgi vermeyi reddettiğini ifade etti. Aksine, yetkililer oğullarının “terörist” olduğunu söyleyerek Penahi’nin anne ve babasını tehdit etti ve onlara hakaret etti. 31 Ekim 2017’de İstihbarat Bakanlığı’nın Senendec şubesi Ramin Hüseyin Penahi’nin annesi ile iletişime geçerek Senendec’teki otobüs terminaline gitmesini istedi. İstihbarat Bakanlığı yetkilileri Penahi’nin annesini otobüs terminalinden alarak oğluyla buluşturmak üzere bilinmeyen bir yere götürdü. Annesi istihbarat yetkililerinin başlangıçta ailenin ziyaretinin fotoğraf ve videolarını çekmek istediğini, ancak Ramin Hüseyin Penahi’nin itiraz etmesi üzerine kameraları kaldırdıklarını söyledi. Ailesi ayrıca İstihbarat Bakanlığı yetkililerinin farklı zamanlarda Penahi’yi cezaevinde ziyaret ettiğini ve televizyon yayınında Kürt muhalif grup hakkında “teröristler” diyerek “itiraflarda” bulunmayı kabul etiği takdirde ölüm cezasının hafifletilerek hapis cezasına çevrilebileceğini söylediklerini anlattı.

    Ramin Hüseyin Penahi’nin 23 Haziran 2017’de tutuklanmasından birkaç saat sonra Devrim Muhafızları anne ve babasının yaşadığı eve baskın düzenledi ve erkek kardeşi Afşin Hüseyin Penahi’yi tutukladı. 24 Haziran’da eve tekrar baskın düzenlediler ve ailenin diğer üç üyesini daha tutukladılar: Ahmet Hüseyin Penahi (kız kardeşinin eşi), Zübeyir Hüseyin Penahi (uzak bir akrabası) ve Enver Hüseyin Penahi (kuzeni). Uluslararası Af Örgütü’nün edindiği bilgiler, bu erkeklerin hiçbirinin silahlı çatışmaya girmediğine ve açıkça intikam alma amacıyla tutuklandığına işaret ediyor. Ekim 2017’de sekiz buçuk yıl hapis cezasına mahkum edilen Afşin Hüseyin Penahi, aldığı ceza nedeniyle şu an Senendec Merkez Cezaevinde. Ahmet Hüseyin Penahi beş, Zübeyir Hüseyin Penahi ise altı yıl hapis cezasına mahkum edildi. Hepsi de Komala ile ilişkileriyle bağlantılı olarak ulusal güvenlik suçlarından mahkum edildi. Ahmet Hüseyin Penahi, cezaevine götürülmek üzere 1 Mayıs’ta tutuklandı. Zübeyir Hüseyin Penahi’ye ise henüz resmi bir emir ulaşmadı.

    Uluslararası Af Örgütü, suçun niteliği, failin özellikleri ya da devletin mahkumu öldürmek için kullandığı yöntem her ne olursa olsun istisnasız tüm davalarda ölüm cezasına karşı çıkıyor. Ölüm cezası, yaşam hakkının ihlalidir ve en acımasız, insanlık dışı ve alçaltıcı cezadır.

SONA ERDİ
29077 İMZA
Eylemi Paylaş:
11 2