Kayıp iki kişinin nerede olduğu soruşturulsun

Gökhan Türkmen 7 Şubat 2019, Mustafa Yılmaz ise 19 Şubat 2019 tarihinden beri kayıp ve kaçırdıkları ve zorla kaybedildikleri yönünde güçlü şüphe bulunuyor. Yetkililer şu ana kadar bu kişilerin resmi olarak gözaltında tutulduklarına ilişkin iddiaları reddetti. Aynı günlerde kaybolmuş 4 kişi, 29 Temmuz 2019 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde ortaya çıktı. Yetkililer, Gökhan Türkmen ve Mustafa Yılmaz’ın nerede olduğunu belirlemek için soruşturma başlatmalı ve derhal bu iki kişinin ailelerini bilgilendirmeli.

EK BİLGİ

Mustafa Yılmaz, 2016’daki darbe girişiminin ardından kanun hükmünde kararname ile görevden alınan bir fizyoterapist. Ekim 2018'de tutuklanarak cezaevine konulan Yılmaz, 8 Ocak 2019'da ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ iddiasıyla yargılanıp mahkum edildi. İstinaf sürecini beklerken tahliye edilen Mustafa Yılmaz, fizyoterapist olarak çalışma hayatına geri döndü. 19 Şubat 2019 günü işe gitmek için Ankara’daki evinden çıkan Yılmaz bir daha hiç görülmedi. Mustafa Yılmaz’ın kimliği belirsiz kişilerce darp edildiğini, kafasına beyaz bir torba geçirildiğini ve siyah renkli VW Transporter olduğu düşünülen bir araçla kaçırıldığını açıkça gösteren güvenlik kamerası görüntüleri de dahil kapsamlı bilgilerin varlığına rağmen, eşinin Mustafa Yılmaz’ın nerede olduğunu belirleme çabaları sonuç vermedi.

Gökhan Türkmen de 2016’daki darbe girişiminin ardından olağanüstü hal yetkileriyle görevden alınan bir memur. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nda uzman olarak çalışıyordu. Türkmen’in evi Ağustos 2016’da ‘silahlı terör örgütü kurma ve yönetme’ soruşturması kapsamında silahlı polislerce arandı. Arama sırasında evde bulunmayan Gökhan Türkmen yaklaşık üç yıl boyunca teslim olmadı ve bu süre boyunca sadece ebeveynleri ile zaman zaman iletişim kurdu. Onu en son annesi, 7 Şubat 2019 günü Antalya’da gördü. Annesine geri döneceğini belirttikten sonra motosikletle ayrıldı. Ertesi gün, babası bu motosikleti yakındaki bir sokakta park edilmiş halde buldu ve 12 Şubat günü Gökhan Türkmen’in kayıp olduğunu yetkililere bildirdi.

29 Temmuz’da yetkililer, yine Şubat 2019’da İstanbul, Ankara ve Edirne’de kaybolan Salim Zeybek, Yasin Ugan, Özgür Kaya ve Erkan Irmak’ın Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinde tutulduğunu açıkladı. Polislerin gözetiminde çok kısa bir süre sadece eşleriyle görüşmesine izin verilen bu kişiler, kanuna aykırı şekilde bir avukatla görüşme haklarından da mahrum bırakıldılar. Kilo kaybettikleri, çok solgun ve gergin oldukları, kayboldukları son altı ay boyunca kendilerine ne olduğunu açıklamadıkları aileleri tarafından bildirildi. Bu dört kişi, 12 gün gözaltında tutulduktan sonra 10 Ağustos 2019'da tutuklu yargılanmak üzere cezaevine gönderildi. Bu metnin yazıldığı sırada tutukluluk nedenleri hala bilinmiyordu.

Türkiye’nin geçmişi, 1980 ve 1990’lı yıllarda gerçekleşen yüzlerce zorla kaybetme vakası ile doludur. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 2017'de en az dört kişinin zorla kaybedildiğini belgelemesine rağmen, son yıllarda zorla kaybetme vakaları nadiren görülmüştü.

Zorla kaybetme mağdurları, sonradan bu kişileri alıp götürdüklerini inkâr eden veya bu kişilerin nerede olduklarını söylemeyi reddeden devlet görevlileri (ya da devletin izni veya göz yummasıyla hareket eden kişiler) tarafından tutuklandıktan, gözaltına alındıktan, alıkonulduktan veya başka bir şekilde özgürlüklerinden mahrum bırakıldıktan sonra ortadan kaybolan kişilerdir. Zorla kaybetmeler bazen silahlı muhalif gruplar gibi devlet dışı silahlı aktörler tarafından da gerçekleştirilebilir. Her halükarda uluslararası hukuka göre suçtur. Her ne kadar Türkiye, Herkesin Zorla Kaybedilmeye Karşı Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmeye taraf olmasa da, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de dahil olmak üzere zorla kaybetmeyi yasaklayan diğer insan hakları sözleşmelerine taraftır ve bu sözleşmeler ile uluslararası hukuk Türkiye açısından bağlayıcıdır.

İMZALA
14 GÜN KALDI
Eylemi Paylaş:
11 2