Mülteciler Suriye'ye Sınırdışı Edilebilir

Erzurum Geri Gönderme Merkezi'nde tutulan yaklaşık 80 Suriyeli mültecinin 18 Kasım'da Suriye'ye sınırdışı edildiğine ve Suriye'de ciddi insan hakları ihlallerine uğrama tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna inanılıyor. Merkez'de bulunan 50 mülteci arasındaki Suriyeliler hala sınırdışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

Türkiye yetkililerini Erzurum Geri Gönderme Merkezi'nde tutulan sığınmacıların veya mültecilerin zorla geri gönderilmelerini derhal durdurmaya; gözaltında tutulan sığınmacıları ve mültecileri derhal serbest bırakmaya ve onlara Türkiye'de korunma statüsü verilmesini sağlamaya;  80 mülteci ve sığınmacının, Türkiye hukukunu ve uluslararası hukuku ihlal eden bir biçimde geri gönderilmesinin nasıl gerçekleştiğine dair derhal, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma başlatmaya çağırıyoruz. 

Yaklaşık 20 mülteciden biri olan N.B.'nin bir yakını Uluslararası Af Örgütü'nü 19 Kasım'da arayarak grubun 18 Kasım'da Bab el-Hava sınır kapısından Suriye'ye sınırdışı edildiğine dair bilgi aldığını söyledi.

19 Kasım'da yaklaşık 30 mülteci daha aynı sınır kapısından sınırdışı edildi. Sınırdışı edilen iki mülteci Uluslararası Af Örgütü'ne Türkçe bir belge imzalamaya zorlandıklarını ve, akabinde eşlik eden bir görevlinin söylediğine göre, belgede Türkiye'den ayrılmayı kabul ettikleri ve beş yıl boyunca Türkiye'ye geri gelmelerinin yasak olduğunun yazıldığını söyledi. Mülteciler, sınırdışı edilenlerden bazılarının paralarının ve telefonlarının ellerinden alındığını söyledi. Mültecilerin transfer sırasında ellerinin birbirlerine kelepçelendiğini belirten kayıtlı mesajları Uluslararası Af Örgütü'ne iletildi. Uluslararası Af Örgütü 20 Kasım'da görüştüğü bir mülteci, Bab el-Hava sınır kapısının Suriye tarafında bulunan ve aralarında yedi kadın ve iki çocuğun yer aldığı 20 kişilik bir mülteci grubuyla birlikte o gün Erzurum'dan sınırdışı edildiğini söyledi. 

Bu sınırdışı etmeler Türkiye'nin iç hukukunu ve uluslararası hukuki yükümlülüklerini ihlal etmektedir. 1951 Mülteci Hakları Sözleşmesi ve İşkenceye Karşı Sözleşme gibi diğer bağlayıcı nitelikteki belgelerde yasaklanan geri göndermeye eştir. Ek olarak Uluslararası Af Örgütü mültecilerin sınırdışı edilmelerine itiraz etme ya da bunun için bir hukuki temsiliyete erişme imkanlarının kendilerine verilmediğine inanmaktadır. 

İmza kampanyamıza katılabilir ya da taleplerimizin yer aldığı mektupları 1 Ocak 2016'ya kadar aşağıdaki adreslere gönderebilirsiniz:

İçişleri Bakanı

Sayın Selami Altınok

İçişleri Bakanlığı Bakanlıklar Ankara

Faks: +90 312 425 85 09

Eposta: [email protected]

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü

Sayın Atilla Toros

Genel Müdür

Lalegül Çamlıca Mahallesi 122. Sokak No:2/3 06370 Yenimahalle Ankara

Faks: +90 (0312) 419 33 70

E-posta: [email protected]

Kopyalarını: 

Türkiye İnsan Hakları Kurumu Başkanlığı

Dr. Hikmet Tülen

Yüksel Caddesi No. 23, Kat 3, Yenişehir 06650 Ankara

Faks: +90 31 422 29 96

E-posta: [email protected] 

 

EK BİLGİ

Uluslararası Af Örgütü 9 Kasım'da N.B. ve diğerleri için bir acil eylem başlatarak Türkiye yetkililerine hiçbir mülteciyi veya sığınmacıyı Suriye'ye zorla göndermeme çağrısında bulundu. En son alınan bilgilere höre D.H., R.H. ve 16 yaşındaki A.A. Erzurum Geri Gönderme Merkezi'nde tutulmaya devam ediliyor ve bu gelişmeler ışığında zorla geri gönderilme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

N.B. ve diğerleri, Yunanistan sınırını geçmelerine izin verilmesini talep eden Edirne'deki yüzlerce mülteci ve sığınmacının katıldığı Eylül ayındaki bir protestonun ardından gözaltına alınmalarından bu yana Geri Gönderme Merkezi'nde bulunuyor. Erzurum Geri Gönderme Merkezi'ne 13 Ekim ya da civarında götürüldüler ve orada kimseyle görüştürülmeden tutuldular.

Uluslararası mülteci koruma sisteminin temelinde geri göndermeme ilkesi yer alır. Bu ilke, herhangi birinin, Suriye'den gelen bireylerin durumunda da olduğu gibi, ciddi insan hakları ihlalleri ile karşı karşıya kalacağı bir ülkeye zorla geri gönderilmesini yasaklar. Bu ilke Mülteci Hakları Sözleşmesi ve birçok diğer uluslararası insan hakları belgelerinde yazılı olarak güvence altına alınmıştır. Bu ilkenin ihlali, doğrudan menşe ülkeye zorla geri göndermenin ya da bir ülkeye veya adil ve yeterli bir sığınma prosedürüne erişimi engellemenin de dahil olduğu çeşitli şekillerde olabilir. Ayrıca, mültecilere dolaylı olarak yaşamları ya da özgürlüklerinin tehlike altında olacağı bir ülkeye dönmeleri için baskı yapılması yoluyla da ihlal edilir. Bu durum zımni geri gönderme olarak bilinir ve Türkiye için bağlayıcılığı olan uluslararası hukuk uyarınca yasaklanmıştır.

Kimseyle görüştürülmeden gözaltında tutulma uluslararası insan hakları kurumları tarafından güçlü bir şekilde eleştirilmektedir. BM İnsan Hakları Komitesi, uzatılmış kimseyle görüştürülmeden gözaltında tutma eyleminin, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin işkence ve diğer kötü muameleyi yasaklayan 7. Maddesi'ni ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmış kişiler için koruma tedbirlerini ele alan 10. Maddesi'ni ihlal edebileceğini belirtmiştir. BM İşkence Özel Raportörü kimseyle görüştürülmeden gözaltına almanın tamamen yasaklanması çağrısında bulunmuştur. 

 

UA: 255/15 Endeks: EUR 44/2844/2015 Çıkış Tarihi: 9 Kasım 2015

Eylemi Paylaş:
11 2