ODTÜ'lülere yönelik suçlamalar düşürülmeli

Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden (ODTÜ) 18 öğrenci ve bir akademisyen'in yargılandığı davanın bir sonraki duruşması 12 Mart 2020 tarihinde Ankara'da görülecek. 10 Mayıs 2019’da kampüste düzenlenen LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’ne katıldıkları iddiasıyla suçlanan bu 19 kişi, hapse girme tehlikesiyle karşı karşıya. Hiç kimse ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma haklarını kullandığı için yargılanmamalı, ODTÜ’lülere yönelik suçlamalar düşürülmelidir.

İfade özgürlüğü ve barışçıl toplanma haklarını kullandıkları için kimsenin yargılanmaması çağrısında bulun. Acil eylemi imzala!

EK BİLGİ

Ankara Valiliği 18 Kasım 2017’de o tarihte Türkiye’de geçerli olan olağanüstü hal döneminde valiliğe tanınan olağanüstü yetkileri kullanarak Ankara’daki kamuya açık tüm LGBTİ+ etkinlikleri yasaklamıştı. Valilik, bu kararını, benzeri etkinliklerin “düşmanlığı” körükleyebileceği veya “belirli toplumsal hassasiyetler nedeniyle toplumun bazı kesimlerinde olumsuz tepkilere neden olabileceği” gibi muğlak gerekçelere dayandırmıştı. Ankara Valiliği, olağanüstü hal döneminin Temmuz 2018’de sona ermesinden sonra buna benzer yeni bir yasaklama kararını da 3 Ekim 2018’de alarak, hiçbir gerekçe sunmadan LGBTI+ etkinliklerine genel bir yasak uygulamaya başladı.

Ankara merkezli LGBTİ+ örgütleri, KAOS GL ve Pembe Hayat, olağanüstü hal döneminde verilen genel yasak kararının ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle ayrı ayrı yasağa karşı yasal mücadele başlattı. Bunun üzerine yasak, 19 Nisan 2019’da, bu yasağın olağanüstü hal dönemi hukuku gereğince bile anayasaya aykırı olduğuna hükmeden bölge idare mahkemesi tarafından kaldırıldı. Kaos GL’nin Ankara Valiliği tarafından getirilen ikinci yasaklama kararına karşı açtığı dava idari mahkemede sürüyor.

6 Mayıs 2019'da ODTÜ rektörü Mustafa Verşan Kök, Ankara Valiliği tarafından 3 Ekim 2018'de yayınlanan karara atıfta bulunarak Onur Yürüyüşüne izin verilmeyeceğini öğrencilere ve çalışanlara e-posta ile bildirdi. ODTÜ yönetimi tarafından verilen bu karar, öğrencilerin ve akademisyenlerin ifade özgürlüğü ve barışçıl bir şekilde toplanma haklarını yasadışı bir şekilde kısıtladı. Buna rağmen, ODTÜ yönetimi bu ikinci yasağa dayanarak 10 Mayıs 2019'da ODTÜ Onur Yürüyüşü'ne polis müdahalesini talep etmiştir.

Varsayıma dayalı tehlikeler, barışçıl bir toplanmayı yasaklamak için meşru gerekçeler olamaz. Gereklilik ve orantılılık ilkeleri gereğince ilgili tüm koşullar, korunmak istenen hususlara yönelik olası etkiler ve tehlikenin gerçekleşme olasılığı incelenmeli, daha az kısıtlayıcı bir tedbirin yeterli olup olmayacağı değerlendirilmelidir. Kamu düzenini sağlamak ve barışçıl toplanma hakkının kullanılmasını kolaylaştırmak, kolluk görevlileri de dahil olmak üzere devletin yükümlüğündedir.

18 ODTÜ öğrencisi ve bir akademisyen, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmekle suçlanıyor. Sınırlandırıcı niteliği ve keyfi şekilde uygulanması nedeniyle bu yasa şimdiye kadar birçok kez Türkiye’de barışçıl toplanma hakkını engellemek için kullanıldı.

Devletler, barışçıl toplanma hakkının kullanılmasını yasalarda ve uygulamada bilfiil kolaylaştırmakla yükümlüdür. Türkiye yasalarında da olduğu gibi, barışçıl toplanma hakkının kullanılması, hükümet yetkililerinin iznine tabi değildir. Bu hak, uluslararası hukuk ve Türkiye’nin imzaladığı sözleşmelerde belirlenen standartlar gereğince de koruma altındadır. Herhangi toplanmayı dağıtma kararı, gereklilik ve orantılılık ilkelerinin gerektirdiği gibi ancak son çare olarak ve dikkatli bir biçimde verilmelidir.

SONA ERDİ
1818 İMZA
Eylemi Paylaş:
k 11 2