Suriyeli Mülteci M.K. Havalimanında Keyfi Bir Şekilde Gözaltında Tutuluyor

Suriyeli mülteci M.K. 9 Kasım 2015'ten beri Sabiha Gökçen Havalimanı'nda insanlık dışı şartlarda keyfi bir şekilde gözaltında tutuluyor. Hayatının tehlike altında olduğu Suriye'ye geri gönderilme tehlikesi altında.

Türkiye yetkililerini M.K'yı gözaltından derhal salıvermeye ve ona Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91. Maddesi çerçevesinde Geçici Koruma Statüsü vermeye, M.K.'nın Ürdün'e ya da Suriye'ye geri gönderilmemesini veya "gönüllü" geri dönmeye zorlanmamasını sağlamaya, M.K.'nın ihtiyaç duyduğu tıbbi bakıma erişimini sağlamaya çağırıyoruz. 

M.K. Aralık 2012'de Suriye'den kaçarak Ürdün'e gitti. Anne ve babasını kaybeden M.K. Kasım 2015'te, Suriye'de yaşayan 12 yaşındaki ikiz kardeşleriyle birleşebileceği düşüncesiyle Türkiye'ye gitmeye karar verdi. 9 Kasım'da Sabiha Gökçen Havalimanı'na vardığında gözaltına alındı. Türkiye yetkilileri sahte kimlik belgeleri kullandığı iddiasıyla M.K.'yı ertesi gün Ürdün'e geri göndermeye çalıştı, fakat M.K. Türkiye'ye sığınmak istediğini belirtti. Ardından, halen alıkonulduğu havalimanındaki bir odaya götürüldü.

M.K. doğal ışığın bulunmadığı ve yapay aydınlatmanın devamlı açık olduğu bir alanda tutuluyor. Yetkililerden ışığı kapatmalarını istediğini ancak talebinin reddedildiğini belirtiyor. Uluslararası Af Örgütü'ne devamlı ışığa maruz kaldığı için gözlerinin zarar gördüğünü ve tıbbi bakıma ihtiyacını olduğunu söyledi. Şubat ayında gözaltında tutulmasını protesto etmek için yaklaşık 10 gün boyunca açlık grevi yaptığını ve açlık grevini sonlandırdıktan sonra kendisine tıbbi bakım sağlanmadığını ifade etti. Uzun süreli - bu vakada 9 Kasım'dan beri - böyle bir alanda mahsur tutulmak zalimane, insanlık dışı veya küçültücü muamele olarak kabul edilebilir.

M. K.'nın havalimanında gözaltında tutulması, Türkiye'nin 2013 tarihli Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu veya 2014 tarihli Geçici Koruma Yönetmeliği'nde hiçbir hukuki dayanağı olmadığından keyfi görünmektedir. 

M.K. Türkiye yetkililerinin kendisini Suriye'ye ya da Suriye'ye sınır dışı edilme tehlikesi altında olduğu Ürdün'e göndermesinden korktuğunu söylüyor. Uluslararası Af Örgütü'ne 8 Kasım 2015 tarihinde Ürdün İçişleri Bakanlığı tarafından tebliğ edilen ve Ürdün'e tekrar kabul edilmeyeceğini belirten bir belge gösterdi. 

İmza kampanyamıza katılın ya da taleplerimizin yer aldığı mektupları 13 Nisan 2016'ya kadar aşağıdaki adreslere gönderin:

İçişleri Bakanı

Sayın Efkan Ala

İçişleri Bakanlığı Bakanlıklar Ankara

Faks: +90 312 425 85 09

Eposta: [email protected]

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü

Sayın Atilla Toros

Genel Müdür

Lalegül Çamlıca Mahallesi 122. Sokak No:2/3 06370 Yenimahalle Ankara

Faks: +90 (0312) 419 33 70

E-posta: [email protected]

Kopyalarını: 

Türkiye İnsan Hakları Kurumu Başkanlığı

Dr. Hikmet Tülen

Yüksel Caddesi No. 23, Kat 3, Yenişehir 06650 Ankara

Faks: +90 31 422 29 96

E-posta: [email protected] 

 

EK BİLGİ

İşkence ve diğer zalimane, insanlık dışı veya küçültücü muamele veya ceza yasağı

İşkence ve diğer zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya ceza, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık dışı veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme de dahil olmak üzere uluslararası insan hakları hukukunun çeşitli hükümleri tarafından yasaklanmıştır. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye Anayasası tarafından da yasaklanmıştır.

Keyfi Gözaltı Yasağı

Keyfi gözaltı uluslararası hukuk uyarınca yasaklanmıştır. Bu yasak, Türkiye'nin onayladığı Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi (MSHUS)'nin 9. Maddesi'nde yazılı olarak kabul edilmiştir. "Keyfilik" kavramı dar bir şekilde anlaşılmamalıdır. Uygunsuzluk, adaletsizlik, öngörülebilirliğin veya hukuk kurallarına uygunluğun olmaması ile birlikte makullük, gereklilik ve orantılılık unsurları göz önünde tutularak geniş bir şekilde yorumlanmalıdır. Ayrıca, örneğin MSHUS'nin 9(4). Maddesi'nde de düzenlenen tarihi habeas corpus ilkesi, özgürlüğünden mahrum bırakılan herkesin, mahkemenin gözaltının kanuniliğine gecikmesizin karar vermesi ve kanuni değilse salıverme kararını vermesi için, bir mahkeme önünde yasal yollara başvurma hakkını vermektedir.

Türkiye'deki Suriyeliler Ekim 2014 tarihli Geçici Koruma Yönetmeliği'ne tabidir ve bu yönetmeliğin 5. Maddesi Suriyelilerin Türkiye'ye düzensiz girişler ya da Türkiye'de düzensiz kalışlar için cezalandırılmamaları gerektiğini doğrular. Nisan 2013 tarihli Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun diğer hükümleri idari gözaltının ya Uluslararası Koruma başvurularının işleme sürecinde (Madde 68) ya da nakil amaçlı (Madde 57) uygulanabileceğini belirtir. Ancak bu durumların hiçbiri Türkiye hukuku uyarınca Suriyeli mülteciler için geçerli değildir çünkü Suriyeliler "Uluslararası Koruma" başvurucuları değildir ve ciddi insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kalacaklarından asla menşe ülkelerine geri gönderilemez (Geçici Koruma Yönetmeliği, Madde 6).

Geri Gönderme Yasağı

Uluslararası koruma sisteminin temelinde geri göndermeme ilkesi bulunmaktadır. Bu ilke, Suriye'den gelen mültecilerin durumunda olduğu gibi, herhangi bir kişinin ciddi insan hakları ihlalleriyle karşılaşma riskinin bulunduğu bir yere geri gönderilmesini yasaklar. Uluslararası teamül hukukunun bir parçası olan geri göndermeme ilkesi, Türkiye için bağlayıcılığı olan BM Mülteci Hakları Sözleşmesi ve diğer uluslararası insan hakları hukuku belgeleriyle yazılı olarak da kabul edilmiştir. Bu ilkenin ihlali, doğrudan menşe ülkeye zorla geri göndermenin ya da bir ülkeye veya adil ve yeterli bir sığınma prosedürüne erişimi engellemenin de dahil olduğu çeşitli şekillerde olabilir. Ayrıca, mültecilere dolaylı olarak yaşamları ya da özgürlüklerinin tehlike altında olacağı bir ülkeye dönmeleri için baskı yapılması yoluyla da ihlal edilir. Bu durum zımni geri gönderme olarak bilinir ve Türkiye için bağlayıcılığı olan uluslararası hukuk uyarınca yasaklanmıştır.

Türkiye'de sığınmacıların keyfi bir şekilde gözaltında tutulması

Uluslararası Af Örgütü geçen aylarda ve AB'nin göç ile ilgili konularda Türkiye ile ortak olma çabaları bağlamında, Türkiye yetkililerinin mülteci ve sığınmacılara karşı gözaltı yöntemini kullanmasında yaşanan artışla ilgili endişelerini ifade etti. Uluslararası Af Örgütü ayrıca 7 Kasım 2015 tarihli acil eylemde Mart 2015'ten beri Atatürk Havalimanı'nda gözaltında tutulan bir başka Suriyeli mülteci F.M.'nin durumuna da dikkat çekti (UA: 282/15 Indeks: EUR/44/2924/2015 Türkiye).

UA 45/16 İndeks: EUR 44/3562/2016 Tarih: 2 Mart 2016

Eylemi Paylaş:
11 2