Türkiye'deki Suriyeliler halen sınır dışı edilme tehlikesi altında

Türkiye’deki Suriyeli mülteciler halen sınır dışı edilme tehlikesi altında bulunuyor. Türkiye yetkilileri, Suriyeli mültecileri toplu halde Suriye’nin kuzeyinde “güvenli bölge” olarak adlandırılan bölgeye zorla geri gönderme planlarını uygulayabilir. Bu bölge, Türkiye’nin Ekim 2019’da Suriye’nin kuzeydoğusunda gerçekleştirdiği askeri harekatın da gösterdiği gibi aktif çatışma bölgesidir.
 

EK BİLGİ

3 milyon 600 binden fazlası Suriyeli olmak üzere toplamda yaklaşık 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye, dünyanın en yüksek sayıda mülteciyi barındıran ülkesidir. Teoride, Türkiye’deki tüm Suriyeli mültecilere “Geçici Koruma” statüsü verilmiştir, ancak Suriyeli mültecilerin sağlık ve eğitim de dahil olmak üzere temel hizmetlere erişebilmek için kayıtlı olmaları ve geçici koruma kimlik belgelerini almaları gerekiyor. Türkiye yetkilileri mültecilere barınma sağlamak için şimdiye kadar milyarlarca Avro harcadı, bunun için Avrupa Birliği’nden (AB) sınırlı miktarda mali destek aldı.

Türkiye’nin ve AB’nin iddialarının aksine, Türkiye mülteciler ve sığınmacılar için güvenli bir ülke değildir. Uluslararası Af Örgütü ve diğer insan hakları örgütleri, 2014 ile 2018 yılları arasında ve en son 2019 yılı ortalarında mültecilerin Suriye’ye sınır dışı edildiğine ilişkin güvenilir ve tutarlı kanıtlar topladı. Kişilerin ağır insan hakları ihlallerine uğrayabileceği bir yere sınır dışı edilmesi (refoulement), Türkiye’nin iç hukuku ve imzaladığı uluslararası hukuk normları gereğince yasaktır.

İnsan haklarına yönelik tehlikelerin niteliği ve boyutları düşünüldüğünde mevcut durumda Suriye’ye yapılacak tüm sınır dışı uygulamaları hukuka aykırıdır. 2011’den bu yana Suriye’yi enkaza çeviren iç savaş haddi hesabı olmayan bir tahribat yarattı ve milyonlarca kadın, erkek ve çocuğun yerinden edilmesine sebep oldu. Bu kişilerden 5 milyon 600 bini ülkeyi terk etmek zorunda kaldı, 6 milyonun üzerinde kişi ise Suriye içinde yerinden edildi. 3 milyonun üzerinde Suriyeli ülkenin diğer bölgelerinde yerinden edilerek ülkenin kuzeybatısında yer alan İdlib eyaletine geldi. İnsani yardım grupları, Eylül 2019’da İdlib’deki durumu “insanlık açısından bir kabus” olarak tanımladı. Uluslararası Af Örgütü, Rusya destekli Suriye hükümetinin Ocak ile Haziran 2019 arasında İdlib’de hastanelere, okullara, fırınlara ve konutlara yönelik çok sayıda hukuka aykırı saldırı gerçekleştirdiğini belgeledi. 

Türkiye de Suriye’de askeri harekatlar düzenledi. 2016’da Halep’in kuzeyinde “Fırat Kalkanı,” 2018 başında ise Afrin’de “Zeytin Dalı” olarak isimlendirdiği askeri harekatları gerçekleştirdi. Türkiye en son 9 Ekim 2019’da Suriye’nin kuzeydoğusunda “Barış Pınarı” ismini verdiği askeri harekatı yürüttü. Türkiye ile ona bağlı Suriyeli silahlı gruplar, Kürtlerin öncülük ettiği ve daha önce ABD’nin ittifak yaparak destek verdiği silahlı güçlerin kontrolündeki bölgeye girdi. BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi, 15 Ekim’de, sadece son altı günde Suriye’nin kuzeydoğusunda 160 binin üzerinde kişinin askeri güçlerin ilerleyişinden ve çatışmalardan korunmak için yerinden edildiğini bildirdi. Uluslararası Af Örgütü, Türkiye güçlerinin ve Türkiye destekli Suriyeli silahlı grupların yargısız infazlar ve hukuka aykırı saldırılar gerçekleştirdiğini belgeledi. Türkiye yetkilileri hiç kimsenin isteği dışında Suriye’ye geri gönderilmediğini, 365 bin Suriyelinin dünyanın en tehlikeli ülkelerinden birine gönüllü bir şekilde geri döndüğünü öne sürüyor.

Bazı mültecilerin yaşı ilerlemiş olan yakınlarını getirmek veya pasaportlarını yeniletmek gibi amaçlarla Suriye’ye gerçekten de gönüllü bir şekilde geri döndüğü oldu. Ancak bu kişiler, Türkiye’den ayrılmanın sonuçları hakkında bilgilendirilmedi ve tekrar giriş yaptıklarında Geçici Koruma Statüleri’nin iptal edildiğini öğrendi. Bir kez kaybedildikten sonra Geçici Koruma Statüsü’nün yenilenmesi, statünün nasıl kaybedildiği (örneğin geri dönüşün zorunlu mu gerçekten gönüllü mü olduğu ya da sadece kimlik belgesinin süresinin mi dolduğu) fark etmeksizin imkansız görünüyor. Buna karşılık Türkiye yasaları (Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 7 Ocak 2019 tarihli Genelge), Geçici Koruma Kimlik Belgesi olup statüsünü kaybeden mültecilerin statülerini yenilemelerini mümkün kılıyor.

İMZALA
17 GÜN KALDI
Eylemi Paylaş:
11 2