Uygur Öğrenciler Çin'e Zorla Geri Gönderilme Tehlikesi Altında

Uygur öğrenciler Mısır’da gözaltına alınıyor ve zorla Çin’e geri gönderiliyor veya gönderilme tehlikesi altında bulunuyor. Bu kişiler geri gönderilirlerse çok ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalabilirler. Uygurlar, on yıllardır, Çin hükümeti tarafından gerçekleştirilen ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalıyorlar. Keyfi tutuklamalar ve hücre cezaları ile inanç özgürlüğü ve sosyal ve kültürel haklarına getirilen kısıtlamalar bu ihlaller arasında bulunuyor. Tutuklanan Uygur öğrencilerin hayatları ve özgürlükleri, Çin’e zorla geri gönderilmeleri halinde tehlike altına girebilir.

Mısır yetkililerinden, uluslararası hukuk tarafından belirlenen yükümlülüklerine uygun olarak, Uygurları Mısır’dan ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalabilecekleri Çin’e zorla geri göndermeye son vermelerini talep ediyoruz.

10 Uygur öğrenci daha Mısır yetkilileri tarafından Çin’e zorla geri gönderildi ve böylece Temmuz ayında geri gönderilenlerin sayısı 22’ye ulaştı. Yaklaşık 200 öğrenci daha Çin’e zorla geri gönderilme tehlikesi altında ve geri gönderilmeleri halinde çok ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalabilirler.

1 Temmuz’da Mısır yetkilileri, Mısır’da bulunan Çin uyruklu kişilerden, çoğunluğu Uygur olmakla beraber söylenenlere göre Hui ve Han etnik aidiyetlerine de mensup Müslüman öğrencileri kitlesel anlamda toplamaya başladı. Mısır yetkilileri en az 12 Uygur öğrenciyi 6 Temmuz’da ve diğer 10 Uygur öğrenciyi de 11-14 Temmuz tarihleri arasında Çin’e zorla geri gönderdi. Mısır ve Çin yetkilileri Çin’e zorla geri gönderilenler öğrencilerin akıbetlerine ve nerede olduklarına dair hiçbir bilgi vermiyorlar.

Uluslararası Af Örgütü’ne ulaşan bilgilere göre, Mısır yetkilileri, çoğunluğu El-Ezher Üniversitesi’nde öğrenim gören 200’den fazla Uygur öğrenciyi daha gözaltına aldı. Bu öğrenciler, Kahire’deki Tora Hapishanesi’nde tutuluyor. Mısır ve Çin yetkilileri, tutuklanan öğrencileri, şimdiye dek en az dört ayrı seferde sorguladılar. Öğrenciler, Mısır’daki öğrenimleri, faaliyetleri ve ikametleri hakkında sorgulandılar. Bazı öğrencileri temsil eden bir avukat, Mısır polislerinin öğrencilere saldırıda bulunduklarını ve öğrencilere cezaevi dışından su ve gıda sağlanmasını engellediklerini belirtti.

Özgür Asya Radyosu, sivil giyimli iki Mısır polis memurunun eşlik ettiği dört Çin güvenlik görevlisinin, bir Uygur aktivisti kaçmadan önce 23 Temmuz’da Kahire’deki evinde tutuklama girişiminde bulunduklarını bildirdi. Uluslararası Af Örgütü, şu an saklanmakta olan Uygur öğrencilerin sıkı güvenlik önlemleri nedeniyle evlerinden çıkmaya korktukları bilgisini aldı.

Mısır yetkililerinden, uluslararası hukuk tarafından belirlenen yükümlülüklerine uygun olarak, Uygurları Mısır’dan ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalabilecekleri Çin’e zorla geri göndermeye son vermelerini, tutuklanan Uygur öğrencilerin, adil ve etkin yürütülen bireysel sığınmacılık sürecine erişimleri olduğunu ve tahliye yönündeki emirlere itiraz edebileceklerini garanti etmelerini ve tutuklanan Uygurların tutukluluk hallerinin devamına yasal itirazda bulunabileceklerini, kötü muameleden korunduklarını ve herhangi bir kötü muamele iddiasının etraflıca ve bağımsız olarak araştırılacağını güvence altına almalarını talep ediyoruz.

EK BİLGİ

Uygurlar, yoğunlukla Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan, çoğunluğu Müslüman olan bir etnik azınlık. 1980’lerden beri Uygurlar, sistematik ve yaygın insan hakları ihlallerinin hedefi durumundalar. Bu ihlallere keyfi gözaltı ve hapis cezaları, hücre cezası ve dini özgürlükleri ile sosyal ve kültürel hakları üzerine getirilen ciddi kısıtlamalar da dahil. Yerel yetkililer dini pratikler üzerinde çok sıkı kontrol uygulamaktalar. Tüm kamu çalışanlarının ve 18 yaşın altındaki tüm çocukların camide ibadet etmelerini yasaklamak da bunlardan biri. Çin devlet politikaları, Uygur dilinin kullanımını sınırlıyor, inanç özgürlüğüne ağır kısıtlamalar getiriyor ve Hanların devamlı olarak bölgeye gerçekleştirdikleri göç akımını teşvik ediyor.

Özgür Asya Radyosu’nun aktardığına göre Çin yetkilileri yurtdışındaki üniversitelerde öğrenim gören Uygur öğrencileri Mayıs 2017’den itibaren ülkeye dönmeye zorlamaya başladı. ÖAR’a konuşan kaynaklar Çin’e dönenlerden döndükten sonra bir daha haber alınamadığını bildirdiler. Basında yer alan haberlere göre Çin hükümeti, hareketlerini kontrol altında tutmak üzere Uygurların pasaportlarına da el koydu. Geçtiğimiz yıl Çin, aralarında bebeklere İslami isim koymayı yasaklamak, çocukları ve kamu çalışanlarını Ramazan ayında yemek yemeye zorlamak ve insanların evlerine dua etmediklerinden emin olmak üzere kamu görevlileri yollamak da dahil olmak üzere İslam üzerindeki kısıtlamaları arttırdı.

Uygurların insan hakları on yıllardır ihlal edilmekle beraber son yıllarda bu ihlaller iyice yoğunlaşmış durumda. ABD’yi hedef alan 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra Çin yetkilileri Uygurlara uyguladıkları baskının yoğunlaşmasını meşru göstermek için ‘‘terörle mücadele’’ söylemini kullanıyorlar. 11 Eylül saldırılarından beri yetkililer Uygurlara ilişkin hoşnutsuzluklarını uluslararası terörizm çerçevesinde ifade ediyor ve devlet tarafından tasdik edilmemiş Uygur kültürel kimliğinin ifade edilmesini sık sık ‘‘ayrılıkçı’’ davranış olarak yorumluyorlar.

2014 Mayıs ayında, SUÖB’de bir yıllık ‘‘ağır vur’’ kampanyası yürütüldü ve yetkililer hızlı tutuklamalar, süratle görülen davalar ve toplu cezalandırmalara öncelik verdiler. Hükümet, davaları yürüten yetkililerden ve mahkemelerden hükümetle daha fazla ‘‘işbirliği’’ yapmalarını istedi ve böylece suçlanan kişilerin adil yargılanmadıklarına ilişkin endişeleri artırdı. ‘‘Ağır vur’’ kampanyası sonraki yıllarda uzatıldı ve yetkililer polis ile kamu güvenliği temin eden güçlere ayırdıkları harcamaları inanılmaz ölçüde artırdılar. Bu koşullar altında sayısız Uygur ülkeden kaçma kararı alıyor. Çin yetkilileri ise bu duruma, gidenleri dönmeye zorlamak için giden kişilerin yakınlarını taciz ederek ve diğer ülkelerdeki Uygur aktivistlerin siyasi ve insan hakları çalışmalarını sınırlama girişimlerini artırmak yönünde cevap veriyor. Bu durum, sığınmacı ve mülteciler de dahil olmak üzere yurtdışındaki Uygurların Çin’e zorla geri gönderilmeye dair endişelerini artırıyor.  Son yıllarda çok sayıda Uygur sığınmacı Güneydoğu Asya veya Orta Asya’dan Çin’e zorla geri gönderildi.

Geleneksel uluslararası hukuk ve uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde mültecileri zulüm görme riski olan yerlere geri göndermeme (non-refoulement) ilkesine göre Mısır, insanları, ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalabilecekleri bir başka ülkeye veya yargıya sevk edemez.

UA: 168/17 Endeks: MDE 12/6848/2017 Çıkış Tarihi: 1 Ağustos 2017

 

 

 

SONA ERDİ
666 İMZA
Eylemi Paylaş:
11 2